Nasıl bir yangın ki hicran yarası
Yürek yandı küle döndü sevdiğim.
Nehirlerle bir okyanus arası
Gözyaşlarım sele döndü sevdiğim
Sadr'ıma dokunsam bir ceylan ağlar
Dağlardan ağırdır, bil bazı sözler
Rüzgar vurur yele düşer gözlerin
Okyanuslar dingin bir nehri özler
Gam dokunur sele düşer gözlerin.
Hani, gözlerin ki bir buğu iken!
Güle gülsen, gül açardı anında
Sevda senin yüreğinde kanında
Şimdi bir demli çayın olsa yanında
Kalk gel desen dağlar aşar gelirim.
Olsa da gözlerim her lahza nemde
Bir duanın gölgesinde gölgelenir yüreğin
nefes alışını hissederim de söyleyemem uzaktan
kelimeler kilitlenir içimde...
seni özlerim ya, çölde susuz kalmış bedevi gibi
tazesin gözümde annemin gelinlik evi gibi
öptüm yüreğinden asi ırmakların
Gurur
gelir yüreğimin
ana kapısına vurur
illa ben, illa ben; der durur.!
Ama sevgi gelir,
Güvenme dünyanın boş metaı'na
Vurur bir rüzgâr savurur gönül
Düşersin toprağın kara bağrına
Üstünde otların kurur be gönül.
Dünyada olma fırıldak, olma cin!
Hakkın taksimine razıdır arif
Kelimeler yetmez eylesem tarif
Kışın ortasında gül gibi zarif
Gönülden Mevlaya kul olur gider.
Kuşanır takvayı hamd'e ram olur
Yüce Rahmân sevdi, yarattı seni
Hikmetine râm ol, bir vefâ göster!
Rahmet yağmuruyla arıttı seni
Lütf-u hakikati gör, vefâ göster!
Bir sevda mevsimi, kan damlar kana
Ben, gülüşünde Kevser'i bulan adam
bakışlarında cennetin buğusunu bulan
aşkınla bir çıkmazda yorulan
ki yüreğinden yad ellerde vurulan...
Sen ise ara sıra laf sokmaya çalışan...
Bir türlü sevmedi bu toprak bizi
Mevsim hasta, bülbül hasta, gül üzgün
Hazan vurdu, kaldı ahım da izi
Kelam hasta, cümle hasta, dil üzgün.
Eser bad-ı saba, yanar çerağ'ı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!