Gözümden süzülen hüzün yağmuru
Sıçrasın içine dolsun sevdiğim
içinde gül açmaz, vicdanın kuru
baharda gülüşün solsun sevdiğim.
Hatırla; dilinde saklı dikeni!
Umuduma düşen gülleri yaktın
Yaptığını unutmadım sevdiğim
İçimde çağlayan hırçın ırmaktın
Eller ile bir tutmadım sevdiğim..
Mevsimler sustu da sızlanır güzün
İçimde kıvrılır, en asi hüzün
Görmedim yıllardır bir kere yüzün
Özlemin içime çöker sevdiğim.
İnan ki şu anda, aynı dakka da
Çeşme başındayım uzak Ankara
Sevdiğim içimde o eski yara
Bir kuru ekmeğim olsa ne çıkar
Bir sevdanın yâd’ı düştü aklıma
Gözlerimde duman tüttü sevdiğim
Bazı sesler dokunuyor saklıma
Uzaktan turnalar öttü sevdiğim.
Hatırımda öyle gurbet yazıydı
Bizim aşkımız ılık yaz gibi
dalından sarkarken, iç çekip
uzanamadığımız kiraz gibi
bir katre düştü belki duamıza
umudumuz var, biraz gibi...
İnsanları tanıdıkça
yağmura değdi göz yaşım
farklı baktım güneşe insanları tanıdıkça...
meyvenin tadı başkaydı, suyun tadı başka
insanları tanıdıkça...
Bir çınar ağacına yasladım sırtımı
İlk yağmurdan sonra bir kan deminde
Süzülüp kalbime düştü bu sevda
Ayrılık diyarı, ateş zeminde
Gönül ocağımda pişti bu sevda.
Kalbimin ritmiyle titrerdi dilim
Kelimeler dürülür içimde
şafaklara düşer gözlerim
şafaklar dan ince bir kan sızar
aşkımı anlatsam başkasına
sahibi kızar...
dağarcığımda var yine ahu zar
Çınladı bir ses, koştu da duyan
Duymayanlar kaldı geri oldular
Kurtuldu Kuran'ın emrine uyan
Cümle şirkiyyattan beri oldular.
Kanatlandı bir nur zümrüt çağından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!