İster istemez çekti beni içine, yar!
Havasına suyuna karıştım İstanbul'un
Her temaşasın da hayat var can var
Trafiğine bile alıştım İstanbul'un.
Bir sevdamız vardı temiz, riyasız
Çekipte gittin selamsız sabahsız,
Seni nede çok sevmiştim vefasız,
Beni kıvrım, kıvrım yola düşürdün.
Deli gönlün suskunluğa bıkmadı
Senin sesin Sema'dan inen meleklerin
kanat çırpışı gibiydi
Yada serçelerin bir avuç suda raksı gibi…
Yağmurun gül yaprağını buse kondurması gibi
Bir taze yağmurdu sesin
Bir turnanın iç çekişiydi adeta
Seven yüreğimdi dile gelen
sevdim diyerek
sevgi emek isterdi emek
çöllere düşüp emekleyerek
Ferhat gibi dağları delerek
Ben şiirler yazardım
Senin yüreğinde saklı kaldı türküler
göğsünden seken kurşun bana değer
belki bir gün beni anlarsan eğer
Uzaktan bir selam salıver yeter.
Sevda ne kibir dinler nede gurur
Dokuz şiddetinde ansızın vurur
Nutkun ki kesilir, dillerin kurur
Sevdiğin aklına düştüğü zaman…
Sevmedim sevdiğim seni boş yere
sevdadan öte bir duygu tarifsiz
bir ulvi yol ki renksiz, çizgisiz
bazende seni suçladım yok yere
belli ki vuslat'ım kaldı mahşere
Sevmedim sevdiğim seni boş yere...
Sevdim seni ama kaldım çaresiz
Bir selamın gelse yeter sevdiğim.
Ümidimi kurşunladın süresiz
Gözyaşım da güller biter sevdiğim.
Usul usul üşüyor akşam
dallara fısıldıyor sessizce kuşlar
bilmem koca dünya kime yâr !
yüreğime dokunan ey hazin rüzgâr!
iyi ki sevda, iyi ki aşk var.
Üşüyor ruhum, ruhum üşüyor
yüreğime yine nur adın düşüyor
aklımın dehlizlerine saklanıyorum
oda oda kapı kapı bir ışık arıyorum
Mecalsizim sesime ses ver efendim,
beyhude ömrüme nefes ver efendim!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!