Derinlikli Bir Yaşam Öyküsü
Bu öykü uzun öykü,
Çok ağırmış insan yükü.
Boşa imiş dünya mülkü,
Söylediğin o son türkü.
Dersiniz
Olur da dünyadan ani gidersem
Kalemsiz bir şair vardı dersiniz
Güneşte gölgenizin ardına sinersem
Cihan ona zaten dardı dersiniz
DERT İÇİNDE DERMAN: HAKİKAT KELAMI
Kâinatın bağrından bir feryat koptu önce,
Ruhlar nâra boyandı, Hak vakti erişince.
Adalet mizanını kurduk kıldan ince,
Karanlıklar boğuldu, nur şafağı gülünce.
Dertlerimi dizi dizi,
Derelere sele verdim.
Şu sinemi dele dele,
Sızılarım yele verdim.
Gözümden yaş akıp sel olur gider
Yüreğimde sızım korlanır bugün
Dertli başım feryat eder, inler de
Garip yüreğimde harlanır bugün
Geçmişin yükünü sırtıma aldım
DERTNAME
Gönül bir dergahtı, gelene açtık,
Her canı öz bildik, lokmamız saçtık.
Sofrada ekmeği, bölüp de verdik,
Biz mi nâmerd seçtik, biz mi yan çizdik?
DERT YOLUNUN YOLCUSU
İçimdeki sızıyı bir kez anlasan
Kışın ayazında titreyen dalım
Bir gün olsun çıkıp karşıma gelsen
Yokluğunla çöker bütün hayalim
DERT YORGUNU OLUP GİTTİK
Güler yüzlü görüp... hüküm eyleme!
Felek sillesini... vurdu da geçti.
Dışım bahar sanıp... gazel söyleme,
İçerde fırtına... koptu da geçti.
DERT YÜKÜ
Dertliyim diyerek yanma hiç bana,
Nerde yüklendiysen dök git oraya.
Benim dertlerim de yetiyor cana,
Bir de senin derdin yük etme bana.
DESTANCI BABA DESTANCI BABA
Destancı baba bak, gör şu halimi,
Turhal eli kırdı, tutmaz dalımı,
Zalim yâr şaşırdı, benim yolumu,
Söyleme o nanköre, halim bilmesin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!