ÖĞRETMENİN
Tebeşir tozunda solmuş gençliği,
Bitmeyen kavgası var öğretmenin.
Cebinde ararken o dinçliği,
Yırtık bir abası var öğretmenin.
Öğretmenime Vefa
Sizin yaktığınız o kutsal ışık,
Zihnimde bir umut, kalbimde aşık.
Deryaya yol bulur her bir karışık,
Kelamla örülür yolum öğretmenim.
Hıçkırığıma mı yanam için için çektiğim?
Emek verip yıktığın hayalime mi yanam?
Selam da gönderme, bozuk kalsın aramız.
Asla olamam eskisi gibi
.
Onuru, gururu bir kenara ittim.
Gelme gelme dediler, dönme sakın dönme,
Bu yol can yoludur, mal ile ölçülme.
Hakk’ın divanında sönme sakın sönme,
Özü darda tutup, bir can olan gelsin.
Eline, diline, beline sahip çık,
ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEK
Gönül pasın silsen nura boyansan
Nefsin sarayını yıkıp dayansan
Uykudan uyanıp Hakka inansan
Gördüğün rüyalar biter bilesin
Viran eylediğin gönül hanesi,
Yıkılsın, dökülsün; tarumar olsun.
Madem hor görüldü aşkın galesi;
Baharlar kapansın, hep kışlar olsun.
Şerbet sandığın o acı zehirler,
ÖMÜR DEFTERİ
Elli altı yıldır yalan dünyada
Eğilmedim bükülmedim bilesin
Geçti bunca ömür sanki rüyada
Yıkılmadım dökülmedim bilesin
ÖNDERİN İZİ (Ali ve Atatürk)
Çıkmaz sokaklarda yönünü şaşırma,
Atatürk’ün yolu, Ali’nin yoludur.
Özünü yabancı kaba taşırma,
Gazi’nin ilhamı, Hünkâr’ın koludur.
ON DOKUZ MAYIS MEŞALESİ
İstanbul yasta yâd her köşe zindan,
Bandırma Gemisi kalktı limandan.
Dalgalar hırçındı geçtik tufandan,
İnançla hürriyet harı yakıldı.
Hakk’ın divanına durulur candan,
On iki hizmetle açılır meydan.
Mürşit rehber olup geçer bu yoldan,
Özünü dâr ile tartmaya geldik.
Çerağlar yanınca nurlar saçılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!