Viran eylediğin gönül hanesi,
Yıkılsın, dökülsün; tarumar olsun.
Madem hor görüldü aşkın galesi;
Baharlar kapansın, hep kışlar olsun.
Şerbet sandığın o acı zehirler,
İçtikçe gönlüne bir sızı olsun.
Meydan okuduğun koca nehirler,
Kuruyup dillerde bir anı olsun.
Dağları yaktığın o yalın ateş,
Kendi ocağında bir duman olsun.
Zülfüne takılan o sahte güneş,
Kararıp ufkunda bir zindan olsun.
Pazarda sattığın aşkın bedeli,
Avcunda biriken bir hüsran olsun.
Hasretle yandığın o günden beri,
Gözyaşın ekmeğin, azığın olsun.
Kervanı durduran o sarp yolların,
Dizine bağlanan bir zincir olsun.
Zifir gecelerde tutan kolların,
Boşluğa uzanan bir keder olsun.
Hükmünü giydiğin o paslı dilin,
Lâl olup ağzında bir mühür olsun.
Peşinden koştuğun o tozlu yelin,
Seni savurduğu bir çukur olsun.
Divan kurulunca gerçekler çıkar,
Mahşerde görülen bir hesap olsun.
Kalemsiz Şair’e kim dönüp bakar?
Adalet önünde bir mizan olsun.
Kayıt Tarihi : 13.04.2026 03:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!