Pervane:
Dut ağacı dillenir zakirin kucağında,
Ateş yanar özünde, sevda ocağında,
Turna semah eyler Hakk’ın bucağında,
Kanadı kırılsa da darda kalmaz can.
PES ETTİM
Tamam tamam ben pes ettim,
Hiçbir şey bilmiyorum ben.
Dünya malını terk ettim,
Aşk yolunda ölüyorum ben.
Pınarım:
Ey canlar dinleyin yolun halini,
Ezelden ebede bir ikrardır bu.
Talip olan bilir pirin dilini,
El ele el Hakk’a bir rüzgardır bu.
Gelen Pir:
Sırtında hırkası, omzunda heybe
Ak sakallı nurlu bir derviş geldi
Uğramaz ömründe zarara kayba
Hakk'ın kapısından bir derviş geldi
Pirim: Amel Olmayınca
Dışı akça pakça, içi kararmış
Haram lokma yiyip, yola inanmış
Kendi gölgesini evliya sanmış
Özünde merhamet yoksa ne fayda?
Horasan mülkünden doğan güneşin nûrudur,
Hacı Bektaş Veli’nin sarsılmaz gururudur,
Gönül çeşmesinden akan hakikat sürurudur,
Kadılar sorguya çekmiş pirim Hamdullahı.
Amasya ilinde kurdu irfan mektebini,
PÎR’İN CEVABI
Beşikte bağlandın, unutma ahdi,
Gönül sarayındır kulun öz tahtı,
Sana kara değil, ak yazdım bahtı,
Bırakıp gidersen, biz kime deriz?
PİR SULTAN GÖLÜNDE
Bir ömür harcasam bir kelâmına
Cevap yazamam hiç bir merâmına
Müptelâ olsam da gül selâmına
Pir Sultan gölünde damla olamam
Sivas’ın elinde dik duran çınar,
Hakikat ilmini süzerek sunar.
Dostun bir gülüyle yüreği yanar,
Koca Haydar’ım ulu Pir Sultan’ım.
Eğmedi başını haram lokmaya,
PIRTICILAR DESTANI
Pazar kurulur da Turhal içinde,
Gelinler dolanır binbir biçimde.
Düğün telaşının koru içimde,
Ateşi yakandır şu pırtıcılar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!