MEYDAN YERİNDE BİR ULU NİDA
Horasan ilinden koptu fırtına,
Hünkâr selam saldı aslan kurduna,
Güneş olup doğdu Türk’ün yurduna,
Sancaklı velidir Keçeci Baba.
MIKNATIS VE SU YOLU (HESAP VAKTİ)
Kâğıdı serdim de dert mıknatısına
Ne varsa yükledim gönül tasına
Sitemi öğüttüm aşk değirmeninde
Bakmadım dünyanın boş yasasına
MİLAT
Sen benden öncesini de severdin,
Ben seni herkesten önce.
Öyle bir milat ki bu;
Senin sevmelerin bende başlar,
Benimki sende bitince.
MİLLİ YEMİN
Hıyanet sofrası, kurulmuş darda,
Gafiller uyuyor, sarayda yarda.
Vatanın tapusu, kalmasın zarda,
Bölemezler vatanı, yıksalar dünyayı!
MİLLİ YEMİN
Doksan dokuz sayfa, her satırı kara,
Vatanın bağrında, açıyorlar yara.
Sessiz kalmak bugün, büyük bir maskara,
Türksüz vatan demek, ihanet sayılır!
MİRAS (Yarınlara Çağrı)
Bizden sonrakine kalsın bu seda,
Özünü yitirme, sahip çık canım.
Uğruna edilse bin ömür feda,
Sözünü yitirme, sahip çık canım.
MİSÂL-İ İNSAN (NEFES)
Gönül aynasına bir nazar kıldım,
Karşıdan gelen o hayali buldum,
Mazlumun ahıyla sarardım soldum,
Vücut ikliminde duman gibiydi.
Muhabbet ekilse gönül bağına
Sohbet çiçek açar, yüz şenlik olur
Bir can bir can ile varsa çağına
Türküler dile gelir, söz renk olur
Yiğit dediğinin özü sağlamdır
Şah-ı Merdan Ali, ilmin kapısı
Ona kurban olsun canın hepisi
Cümle canlar ondan alır tapusu
Muhabbete muhtaç eyleme bizi
Hasan zehir içti, Hüseyin susuz
İçeri girip mahpus olmak, bir duvar dibi,
Güneşin yüzüme hasret kaldığı zindan.
Demir kapıların uğultusu, bir ölüm gibi,
Soluk bir nefesle beklemek o fermân.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!