Mehmet Yeşil Yeşil'e: Yeşil'in Farkı
Er meydanlarında nice yiğitler boy gösterir,
Kimi gelir geçer, kimi bir anlık şimşek kesilir,
Ama senin duruşun, bambaşka bir resim serer,
Mehmet Yeşil Yeşil, er meydanının en has incisi eser
MEKTUP YAZIP YOLLASAN
Akşamları hasretini sayarken,
Dallarımla rüzgârınla sallansam,
Bir selâmın ömrüme ömür katar,
Hiç olmazsa mektup yazıp yollasan.
Sen kendini dev sandın, bir zerreyi görmeden,
Hakikat deryasına, postunu hiç sermeden.
Kedi aslan davası, nefsin kör dövüşüdür,
Menzile varamazsın, bu benliği yermeden!
Kelamım kılıç olur, kibrin boynunu vurur,
MERAK ETME
Gönlümde yer etmez gayrı bu yara,
Sözünden döneni düşürdüm dara,
Kırılan gönül bak büründü kara,
Sende kalan hesabım yok artık.
Göklerin direği nurdan çatılmış,
Yerin mizanına rahmet katılmış,
Cümle mahlukata rızkı atılmış,
Hükmünle her canı sar Merdanım.
Düşmüşüz gurbete sılaya hasret,
Muhammed ilimdir, Ali’dir kapı
Bu kutsal yapının sarsılmaz çapı
Hasan ile Hüseyin, canın tek yapı
Merdanım bize meydan har etme
Zeynel’in sabrıyla piştik bu yolda
MERTÇE BİR SAVAŞ
İntiharın kenarında geziniyorum, dalaşma bana,
Adamakıllı bir bela istiyorsan, kıvırtmadan gel!
Kavganın alası, mertçe vuruşmaktır bu yolda;
Yaşamın manası, uğruna savaşmaktır, bunu bil.
Bir zulüm düşün ki, seni beyninden vuran,
Mertçe Meydan Okuyuş
Yaşım kemal erdi artık susamam
Haram yemedim ki kusup pusamam
Sizin pazarınızda bir an duramam
Kapı kapı gezer üzerim sizi.
Kendini dev sanan bir kuru gölge,
Aslın bir zerredir, neylesin belge?
Namertle bir olup kurduğun bölge,
Yıkılır başına, ferman sökülmez.
Çarkın döner sanma, kırılır dişin,
METELİK Mİ VAR
Kurbanlık dersinde kurbanım hani?
Kurban alacağız, dermanım hani?
Sel bastı Turhal’ı, fermanım hani?
Pazarlar kurulsa, metelik mi var?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!