Bu gönül, bir dergâhtır, aşk ile pişen yeter;
O’nun huzurunda yâr, tüm benlikler erir, biter.
Her dervişin yolu, O’nun kapısına gider;
Tek bir nefes bile O’ndan, her an yanımdan tüter.
Yürekteki sır, aşktır, dünya hevesi bâtıl;
Bu Günler
Bana bu günleri anlat deseydin,
Sözcükler, sayfalar yetmezdi baba.
Görseydin nelerin nasıl değiştiğini,
BU İŞLERİ AKLIM ALMIYOR ABİM
Bozulmuş mizanı, çarkı kırılmış,
Doğru susturulmuş, eğri kurulmuş,
Zalime, haine halı serilmiş,
Bu işleri aklım almıyor abim.
BU KADAR YETER
Hangi sözünde hasetlik yok ki?
Kindarsın kindar, lafı gevirme!
Biniciyim deyip kalkma binmeye,
Asalet timsali atı devirme.
Yana yana kül olmuşum
Savurur yel beni yar
Aşk elinden del'olmuşum
Bul beni yar bul beni yar
Gönül kalesi yıkıldı
Benim pirim semalarda süzülür,
Turna derim, gül dalına dizilir.
Arş-ı alâ yollarında gezilir,
Sunam derim, dertli bülbüle benzer.
Dili baldır, şerbet olur dökülür,
Bu Ne Yaman Sözdür
Bu ne yaman sözdür, yürekten akar,
Hangi dertli söylemiş, kim bizi takar?
Her kelimesi bir köz, bedeni yakar,
BURNUM SIZLADI
Dün gideyim dedim yaslı köyüme,
Dillerim tutuldu, yürek darlandı.
Hacetler atılmış köhne köşeye,
Pare pare oldum, burnum sızladı.
BU SAATTEN SONRA
Şöyle bir durdum da maziye baktım,
Oturdum bir köşeye, sigara yaktım.
Sen denizdin, ben ırmak olup aktım,
Bu saatten sonra korkutur mu ölüm?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!