📜 Şairin Dili 📜
Şairin dilinden dökülür sitem,
Ruhunu sarmış efkârlı gizem.
Gönül arıyor cennetinde İrem,
Desene nazlım, ben nere gidem?
Hünkar’ın adını destursuz anma,
Boş bulduğun hanı sahipsiz sanma,
Kazan kaynar iken durup da yanma,
Ateşi sönmüş o külden sakınırım.
Mürşit nazar eyler, kalbe bakınır,
SAKLADIĞIM :
Sana akan yaşım dindi mi sandın?
Gözümden dökülen indi mi sandın?
Yüreğim köz oldu, söndü mü sandın?
Yabancı ellerde ziyan olmuşsun.
Güneş doğar iken seher vaktinde,
Salına salına gelir nazlı yar.
Gül kokusu vardır onun rahtında,
Salına salına gelir nazlı yar.
Saltanatın Dini :
Saraylarda sahte bir din kurdular
Gerçeklerin karşısında durdular
Ali’ye ve Ehli Beyt’e vurdular
Siyasetle özü yıktı bu düzen.
GÖRDÜĞÜM HER YÜZ SANA BENZİYOR
Gönül bağım viran, bağrım sızılar,
Mecnun’un gezdiği çöle benziyor.
Alnıma yazılmış kara yazılar,
Gördüğüm her yüz sana benziyor.
Sana Kalan Boşluk
Haklısın, engelin ardı, sessiz bir metrekare yer,
Ama o sessizlikte yankılanan, binlerce kelime var.
Gönül Sana Mecnun
Sev ki bülbül ötsün tatlı dilinde
Aşk pınarı coşsun gönül elinde
Çaldığın bağlamanın ince telinde
Sana dokunmayan elden bana ne?
ŞAH DAMARINDAN YAKINIZ
Uzakta arama, göklere bakma
Sana şah damarından daha yakınız
Kendi boşluğunda kendini yakma
Sana şah damarından daha yakınız
Sanki dağlanmadık yerim mi kaldı
Her nefes alışım sandım hediye
Bi çare bıraktın döndüm deliye
Sararım dediğin yaram derin de
Benim dağlanmadık yerim mi kaldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!