Şimdi kim şiir yazacak,
kelimeler bitti lugatımda.
Usandım ben yokluğunda,
tükendim ben şiirlerde…
Şimdi kim seni sevecek,
İnsanlar bir bir solup gidiyor,
kimi gölgede,
kimi gamda…
İnsanlar, bir bir tükenip gidiyor,
kimi mazide,
Feryad-ı figan eder türküler,
Dağları deler,
Deryaları aşar,
Yüreğe iner…
Bazen koşmadır,
Bazen ağıt…
Bir ucundan sen tut hayatın,
Bir ucundan ben…
Seni benden,
Beni senden.
Daha güzel sevecek yok çünkü…
Saat gecenin belki de üçü beşi,
kelam etsen kendinle geçmez üç beş kelimeyi.
Yarışır demlediğin çay buharı,
parmakların arasından süzülen sigara dumanıyla,
durmaz bir de özlem tüter burnunda…
Gece bütün ihtişamıyla kafesler bedenini,
Tut ki...
Tut ki gittin,
Dönüşü olmayan bir yola.
Tut ki unuttun,
Bir daha anmamak üzere.
Yalnızım desem de,
yüreğim de sen.
Üşüyorum desem de,
masamda bir bardak çay.
Daraldım desem de,
tabakam da bir dal cigaram var.
Gerçekleşmeyince düşler,
Düş görüp anlatmaktan haya edersin,
Tutmayınca hayaller,
Hayal kurmaktan vazgeçersin...
Sabri CEYHAN
Tutsak gece
Bir gün daha kapısını aralıyor geceye,
Pencereler örtüyor perdesini.
İnsan bakıyor ömrüne,
Birkaç mısra gündüz,
Tutuk bir sarhoşluk
Tutuk bir sarhoşluk benimkisi
Şarkılarla demlenen.
Göz alıcı bir yalnızlık benimkisi
Yokluğunla katlanan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!