Anılardayım zannıyla yaşayanları,
Mazinin derinliklerine gömdüm.
Yüreğimde olanı, kalbimde kalanı,
Dualarımla kaderime diledim…
Bir türkü yazmalı,
allı yazmasına,
saçlarına,
gözlerine,
ellerine…
Toprak kokar ellerim,
Tozdur belki üstüm başım,
Biraz da kirlenmiştir sakalım,
Islaktır gömleğim terden.
Eh işte biraz da özlem bunlar memuriyetten…
Varlardır ama yokluğuna baktırırlar
Konuşurlar ama dilsizi oynarlar
Sorarlar ama bilmesin isterler
Gelip geçerler ama merhabasız bırakırlar...
Kovalanmaz insan,
edilmez yerinden yurdundan,
sığındığı yürekten…
Ağlatılmaz insan,
karartılmaz gecesi gündüzü,
Kovdum dünyayı yüreğimden,
Gidesi yok,
Pervane olmuş benimle dönüyor…
Kovdum geceleri hayatımdan,
Gidesi yok,
Küfür sessizliği...
Ne zor şey insanın kendini dinlemesi,
Ne çok kalabalık insanın içi.
Ne meşakkatli bir yol hüznün yolu,
Ne kadar çok içe dökülen gözyaşları...
Sürünürken ayaklarım tozlu yollarda,
Kalbin ağrısı vurur inceden inceye.
Çökerken akşamın karanlığı,
Örter simsiyah perdesini neş’enin yüzüne…
Eserken deli bir rüzgar başımda,
Yine dönecek dünya,
Güneş doğacak batacak,
Yıldızlar görünecek,
Mehtap el sallayacak,
Mevsimler dolanacak,
Yıllar geçecek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!