Küfür sessizliği...
Ne zor şey insanın kendini dinlemesi,
Ne çok kalabalık insanın içi.
Ne meşakkatli bir yol hüznün yolu,
Ne kadar çok içe dökülen gözyaşları...
Yüreğindeki adımı sorardım hep,
Kaçırırdın dilinden söyleceklerini.
Beklerdim hep açılmayan o kapıda,
Duymazdan gelirdin yakarışlarımı…
Nereye gitsem benimleydin hep,
Körü körüne...
Nasıl bağlanıyor insan,
Nasıl inanıyor,
Aralamadan perdeyi,
Görmeden arkayı,
Gece kimseye yenilmez,
zifiridir…
Ay, arada bir görünür uzaktan,
bir umuttur.
Yıldızlar çok uzaktır,
bin umuttur…
Düşünür söyleyemez,
şarkılar gönderir.
Tutarken ayakları gidemez,
selam gönderir.
Konuşmak ister,
tutulur lâl olur,
Küstüğün oldu mu senin hiç,
gülerken yüzüne,
yürekten kırıldığın…
Küstüğün oldu mu senin hiç,
kurarken cümleleri,
Küstüm...
Dilimle yüreğimle,
Etimle kemiğimle,
Canımla ruhumla,
Sana küstüm...
Sürünürken ayaklarım tozlu yollarda,
Kalbin ağrısı vurur inceden inceye.
Çökerken akşamın karanlığı,
Örter simsiyah perdesini neş’enin yüzüne…
Eserken deli bir rüzgar başımda,
Yine dönecek dünya,
Güneş doğacak batacak,
Yıldızlar görünecek,
Mehtap el sallayacak,
Mevsimler dolanacak,
Yıllar geçecek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!