Telaşlıyız gündüzün bitmesinden,
Karanlığın inmesinden.
Telaşlıyız ömrün geçmesinden,
Yaşama tutunamamaktan...
Dönüp dolaşıp çay içtim
Oturdum tütün sardım
Çıkmadı aklımdan adın
Üzerime sinen resmin…
Yol yürüdüm yıllarca
Dönüyormuş tersine,
insanın kafası da,
dünyası da,
alt üst oluyormuş…
Bir tek zaman,
Şimdi kim şiir yazacak,
kelimeler bitti lugatımda.
Usandım ben yokluğunda,
tükendim ben şiirlerde…
Şimdi kim seni sevecek,
İnsanlar bir bir solup gidiyor,
kimi gölgede,
kimi gamda…
İnsanlar, bir bir tükenip gidiyor,
kimi mazide,
Feryad-ı figan eder türküler,
Dağları deler,
Deryaları aşar,
Yüreğe iner…
Bazen koşmadır,
Bazen ağıt…
Bir ucundan sen tut hayatın,
Bir ucundan ben…
Seni benden,
Beni senden.
Daha güzel sevecek yok çünkü…
Saat gecenin belki de üçü beşi,
kelam etsen kendinle geçmez üç beş kelimeyi.
Yarışır demlediğin çay buharı,
parmakların arasından süzülen sigara dumanıyla,
durmaz bir de özlem tüter burnunda…
Gece bütün ihtişamıyla kafesler bedenini,
Tut ki...
Tut ki gittin,
Dönüşü olmayan bir yola.
Tut ki unuttun,
Bir daha anmamak üzere.
Yalnızım desem de,
yüreğim de sen.
Üşüyorum desem de,
masamda bir bardak çay.
Daraldım desem de,
tabakam da bir dal cigaram var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!