Kim bilir...
Herkesin yolu çıkmaz bir sokakta,
Kim bilir nasıl iki arada bir derede.
Herkesin duvarları epeyce yüksekte,
Kim bilir kimler o tuğlaları ördürmekte...
Hiç yaşamadık hayatı,
nefes almadık.
Duymadık bülbülün figanını,
kokusunu alamadık güllerin,
kim bilir…
Ne güzel bir sessizlik,
Gecenin koyusunda,
Rüzgârın hışırtısı eşlik ediyor
Ve uzaklardan arada bir gelen havlama sesi...
Ne hoş bir suskunluk,
Aklın kendiyle kaldığı saatler.
Her yüreğin tadı ayrıdır,
Kiminden bal gibi sözler dökülür,
Kiminden acı bir hüzün…
Her okuyan kendini bulur belki de,
Kimi hüzün de, kimi sevinç de.
Kim bilir,
Buluşuruz bir gün,
Takvim yaprağında...
Kim bilir,
Yaşarız bir gün
Kim bilir...
Ne hayalde bakışlarım,
Ne de uykuda düşlerim,
Uyanığım aslında.
İki arada bir derede araftayım,
Bir vedadır hoşçakal'lar
Kim bilir hangi mevsim dönüşler.
Bir acziyettir kendine iyi bak'lar
Kim bilir hangi vakit göçüşler...
Bir mevsimi hatırlatır uçan kuşlar
Sevdayla yanan ocak,
dumanı tüten baca gibisin yüreğim…
Çalı çırpıyı gül yapıp,
kor ateşler yakansın yüreğim…
Sözlerle kanan,
Nem bulutları dolaşır gözlerde,
Ha yağdı yağacak…
Hüzün rüzgarları eser yüreklerde,
Ha koptu kopacak…
Ayrılık şarkıları çalınır kulaklara,
Ha çınladı çınlayacak…
Mutluluk, bir adım ötede,
hazan, kapıda.
Kapıyı açınca…
Huzur, yer ettiğin gönülde,
hüzün, sevmeyen yüreklerde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!