Sevdayla yanan ocak,
dumanı tüten baca gibisin yüreğim…
Çalı çırpıyı gül yapıp,
kor ateşler yakansın yüreğim…
Sözlerle kanan,
Nem bulutları dolaşır gözlerde,
Ha yağdı yağacak…
Hüzün rüzgarları eser yüreklerde,
Ha koptu kopacak…
Ayrılık şarkıları çalınır kulaklara,
Ha çınladı çınlayacak…
Mutluluk, bir adım ötede,
hazan, kapıda.
Kapıyı açınca…
Huzur, yer ettiğin gönülde,
hüzün, sevmeyen yüreklerde.
Kapıları aşmış zaman...
Bir bakmışsın saatler hiç
Anlamsız vakitler.
Bir dalmışsın saatler sen
Kapıları aşmış zaman...
Eylül'dü, Ekim'di hazandı derken,
Herkes kendi derdine yanarken,
Kasım'a acılarla kapıyı araladık...
Bugündü, yarındı yapraklar sarardı derken,
Herkes ayrılıkları dert ederken,
Kara yazılı kadın...
Gülmemiş gözlerin,
Sevilmemiş yüreğin,
Okşanmamış saçların,
Kara yazılı kadın...
Bilir misin kar beyazı özlemleri
Öyle masum
Öyle temiz
Öyle ayaz
Hasret güneşine...
Kar düştü yollarıma,
Ayaz kesti yüreğimi,
Oysa baharda çiçekler açacaktı,
Sarkıtlar uzanıyor artık gönül bahçemden…
Kar yağdı dağlarıma,
Kasım...
Bir hikâye yazılır,
Kasımın yapraklarına
Kâh vuslata
Kâh da acı ayrılığa...
Öyle bir mevsim ki;
Hazanın sarısı,
Güneşin yarısı,
Akşamın ayazı var
Ve adı Kasım...
Öyle de olsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!