Rakı gibidir sözler,
Yürekte durduğu gibi durmaz.
Yürektekini, dilde süzmek gerekir…
Şarap gibidir sözler,
Dinlemesini bilmeyeni bozar,
Oraya buraya saçılmış,
Dağınık satırlarım var.
Köşe başlarını bekleyen,
Şiirlerim, sözlerim var…
Olduğu yere yığılıp kalmış,
Ah o sözlerin,
Sen vurdukça düşer yüzüm yere,
Ah o bakışların,
Baktıkça kaldırır yüreğimi.
Son mevsim...
Yalnızlığın, soğuk duvarlarına sarılıyorum.
Hüznün, gözyaşı sokağından geçiyorum.
Kimsesizliğin, kalabalık caddelerinde geziyorum.
Hiçliğin, kanatları altında uçuyorum...
Sonra bir düşüşün resmini çizersin
Kırıktır o çizgiler.
Sonra bir düşünceye dalarsın
Yanıktır o aklından geçenler.
Son sözü de söyle usta...
Son sözü de söyle usta
Kalacak mı can bu bedende
Son sözü de söyle usta
Var mı bu derde çare...
Sonu geliyor...
Yazmanında sonu geliyor,
Gün gibi,
Ay gibi,
Mevsimler gibi
Son vedadır bu...
Dönmez artık değil mi,?
Sonsuzluğa gidenler,
Doğmaz artık güneş kimine,
Çağlamaz artık dereler,
Günü gelen gidiyor,
öyle kalabalık da olmasa,
yolculuk devam ediyor.
Giden duayla huzura uğurlanıyor.
Dönüşü yok bu gidişin,
vedasız bir yolculuk bu,
Bir şarkı çalar radyoda eskilerden,
“Uzayıp giden o tren yolları”
diye…
Kim bilir hangi ayrılıklara gebe,
o tren garları.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!