Öyle bir mevsim ki;
Hazanın sarısı,
Güneşin yarısı,
Akşamın ayazı var
Ve adı Kasım...
Öyle de olsa
Bu Kasım da biter
Sonbahar geçer
Kış azametini gösterir
Çiçek açmayız biz baharda da
Yaz kurak geçer bu gidişle
Sonbaharda da ölüm gelir alır birimizi...
Kavga...
Ne hummalı bir savaş,
Yüreğin kendisiyle kavgası
Ve bir türlü galip gelemeyişi...
Dostmuş, arkadaşmış,
aşina değil,
bahaneymiş.
Eşmiş, dostmuş, gardaşmış,
yakın değil,
uzakmış.
Kaybettik kendimizi…
Ağlarken bulduk kendimizi,
Gülümsemenin eşiğinde.
Gülerken bulduk kendimizi,
Hecelerin kapısında…
Terk ettim elem veren şeyleri
Düşünmüyorum artık seni
Terk ettim neşe veren şeyleri
Kurmuyorum artık hayalini…
Kapattım kapımı sahte dostlara
Gece kimseye yenilmez,
zifiridir…
Ay, arada bir görünür uzaktan,
bir umuttur.
Yıldızlar çok uzaktır,
bin umuttur…
Düşünür söyleyemez,
şarkılar gönderir.
Tutarken ayakları gidemez,
selam gönderir.
Konuşmak ister,
tutulur lâl olur,
Bahar da yüreğimizde, sonbahar da.
Mevsimlerin suçu yok,
Yaprakları sararttık,
Biz yaşattık hazanı gönlümüzde…
Mutluluk da yüreğimizde, mutsuzluk da.
Ben ne maviler gördüm,
çamura bulandılar.
Ben ne maviler gördüm,
baharında soldular.
Ben ne maviler gördüm,
biri gökyüzü biri deniz, ufukta kavuştular…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!