Tam da bu mevsim...
Tam da bu zaman düşmüştü yağmurlar
Havalar ceketini iliklemişti
Üşürmüydü kim bilir
Şemsiyeler gölgesini sunuyordu insanlara
Sus dağları var…
Sus dağları var aramızda,
Konuşması imkânsız.
Puslu yollar var önümüzde…
Göz güzü görmez…
Tanrı’m sen yarattın,
ben kulunum,
takdir de senin tedbir de…
Tanrı’m sen yazdın,
ben rolümü yaşıyorum,
Suskun nidamız...
Sığınacağımız
Bir durağımız yok,
Bir limanımız.
Son seferimiz belki
Unutursam eğer adını,
Çizemezsem bir gün resmini,
Tutamazsam hiç elini,
Yazmazsam şiirini,
Susma hatırlat…
Dil acı söyler bazen,
Kırılsan da
Susmak gerek...
İnsanın içi kanar bazen,
Acısa da
Susmak, gitmenin diğer bir adıdır...
Neyse deyip geçiyorum,
Gürültü patırtı istemiyorum
Ve susarak gidiyorum...
Susar yüreğim kelimelere,
Olmaz telafisi dilden dökülenin…
Susar yüreğim dosta,
Olmaz telafisi kırgınlıkların,
Susar yüreğim sana,
Olmaz telafisi yaşananların…
Elinizde sözde kalem,
Düşünceleriniz sözde özgürlük
Ama elinizde kan var…
Elinizde kamera,
Senaristsiniz sözde filmlerde
Rakı gibidir sözler,
Yürekte durduğu gibi durmaz.
Yürektekini, dilde süzmek gerekir…
Şarap gibidir sözler,
Dinlemesini bilmeyeni bozar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!