Dokunmak istiyorum sana,
Bir günün akşamı sabahı
Mehtapla, güneşle.
Belki bir sahilde,
Hasretle kucaklamalıyım seni,
Soğutmalıyım yanan yüreğimi,
Ve ne yazık ki çakallarla dolu hayat,
Ve kendini tilki sananlarla,
Ve bütün futbol sahalarının alamayacağı kadar çalım ve ayak oyunlarıyla,
Ve fısıltıdan ziyade yüksek sesle yapılan çekiştirmelerle,
Ve dostmuş gibi yüzü kızarmadan yüze gülenlerle,
Ve hesabı niyetinde gizli el pençe duranlarla,
Yerli yerinde her şey,
Gündüzün gecen,
Güneşin ayın,
Yazın kışın,
Baharın hazanın,
Mükemmel bir hayat dünya senin ki…
Deliydi doluydu,
hırçındı,
aklına hep eserdi
ama beni de hep severdi…
Şendi şakraktı,
Yılların yorgunluğu mu,
Yüreğindeki.
Umutsuzluğun habercisi mi,
Gözlerindeki,
Söyle nedendir hüzün,
Boş vermişlik mi,
Dört dörtlük hayat değil.
Yaşadığımız,
dört duvar arası,
yalnızlık…
Tebessüm değil,
Dost biriktirmeli insan,
sevgiler serpiştirmeli yüreklere.
Hatırda kalacak sözler söylemeli,
kırmadan dökmeden yaşamalı.
Safiyane bir duruş sergilemeli,
içten pazarlık yapmamalı…
Yaşam altetmeye,
savaş yıkmaya,
caniler can almaya doymaz…
İnsan sevmeye,
kader ayırmaya,
Gölge etti bulutlar,
Başka ihsan istemez dedik,
Sevemedik.
Oysa yağmurun anasıydı.
Ve bıraktı gözyaşlarını,
Sırılsıklam ıslandık,
Ben sende harflerin yan yana gelişini,
Kuralsız, kaidesiz dizilişini,
Hep seni anlatışını sevdim….
Ben sende seni anan an’ları,
Andıkça çoğalan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!