Ne yana dönse keder,
Ne yana baksa elem,
Uykunun tadı kaçmış,
Gündüzün bir manası kalmamış,
Gülümsenin tadı buruk,
Kalem kağıda küsmüş,
İflah olmaz yüreğim...
Baharı görmeden soldu çiçeklerim,
Kaldırım taşları kadar soğuk,
Caddeler kadar ıslak yüreğim...
Sen ağlarken gülersem,
Sen üzülürken sevinirsem,
Sen acınırken hissetmezsem
Sen hazanı yaşarken bahar olursam,
İçtiğim su, yediğim ekmek haram,
İki cihan dar olsun bana...
Uzak iki diyar,
Fikrim fikrine uyar,
Mesafeler uzar,
Kalbi kalp duyar…
Uzak iki diyar,
Bir bahara bin bir hazan yaşattın,
Kapıları bir, bir kapattın,
Kor ateşimi söndürdün,
İlah mısın kaderimi sen mi yazdın...
Gündüzümü geceye çevirdin,
İmkansız
Ne şiire sığarsın sen,
Ne de bir resme çizebilirim.
Uzatsam elimi, elini tutamam,
Gözlerine değmez gözlerim,
İmkansız...
Kağıda yazılmıyor
Şiire dökülmüyor
Öyle uzak ki sesi duyulmuyor
Gözgöze gelinmiyor
Kader yüze gülmüyor usta...
Sabahın ilk saatleri bunlar,
Boşlukta mahur bakışlar,
Sinede hasret sancısı,
Aynalar yüze gülmüyor usta...
Kadın!
Yıllanmış şarap gibisin.
Yıllar daha güzel eylemiş,
daha değerli kılmış seni,
durdukça yürek mahzeninde…
Şarap gibisin kadın,
Yıllandıkça değerlenen.
Bahar gibisin kadın,
Her yıl tazelenen...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!