Babamdan bana kalan,
Ne bir hatıra eşyası,
Ne de vitrine konacak bir gösteriş parçasıydı…
Bir gün oturup da
“Geride ne kalacak ?” diye sorduğumda
Gözlerimin içine bakıp sadece şunu söylemişti:
Babam ve Sivas’a...
Hayatımın en kıymetli kökleri, biri kalbimde, diğeri toprağımda...
Babam, bana doğruyu, dürüstlüğü, sabrı ve onurlu yaşamayı öğreten adam. Gölgesinde büyüdüğüm, sesiyle yolumu bulduğum en sağlam dağ.
Ve Sivas… Türkülerde yankılanan, yiğitliğiyle bilinen, tarih kokan memleketim. Her taşında, her rüzgarında bir parça çocukluğum, bir parça hatıram var.
Baba ölünce bir şehirde kalmaz artık insan;
çünkü o şehir, yavaşça baba olur,
sokaklarına bir gölge çöker,
her köşe başında bir öğüt bekler,
her rüzgâr esintisi bir ses taşır:
“Üşüme evladım…”
Sesimin yankıları gecenin derinliklerinde,
Ansızın kulağındaysa eğer, neden diye sorma…
İnanmalı, inanmalısın gerçeklerin doğruluğuna,
Yalnızca paylaşanlar aşar engelleri korkusuzca.
Bir zamanlar gökyüzü maviydi burada,
Düşüncelerim bu devirden,
bu şehirden,
bu boğucu betonun arasına sıkışmış insandan çok uzakta.
Bir dağın yamacında unutulmuş bir taş köyde belki,
bir çocuk gülüşünün yankısı kadar uzak.
Bir akşamüstü rüzgârında sararan yaprak gibi,
Gözlerinle başladım
dünyanın etrafını çizmeye.
Bir ışık vardı
her köşesi suskun bir haritada
ve ben o ışığın kıyısında
kendimi arıyordum -
Aydınlık gözlerin çevrelediği bir dünya bu,
Belki bir çocuk gülüşünün yankısıdır hâlâ,
belki bir pencere perdesinin ardına sinmiş
unutulmuş bir hatıradır.
Yaşıyorum - evet, adını bilmediğim bir sınırın içinde,
çizilmemiş bir haritanın ortasında,
Sırf kalp kırmamak için
kelimelerimi dişlerimin arasında tuttum,
dilimde değil, içimde büyüttüm cümleleri.
Sesimi alçaltınca
vicdanımı yükselttiğimi sandım.
Meğer susmak,
Doğduğun günün sessiz sabahından beri
Sanki kader senin omzuna
Bir kat daha fazla yük bırakmış gibi…
Ama sen, hiçbir zaman şikâyet edenlerden olmadın;
Yükü alınca, önce sırtını değil
Kalbini düzeltmeyi öğrendin.
Gözlerin ufka bakan bir deniz,
Dalga dalga umutla dolu,
Bir milletin yüreğinde yanan ateş,
Senin adınla tutuştu ulu.
Dağlar gibi dimdik duruşun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!