Bir sessizlik var,
Adını koyamadığım...
Sanki kelimeler ürker,
Benim içimde saklanır.
Güveniyorum sana,
Gönlümün yorulduğu yerler var benim,
kimsenin haritasında işaretli değil.
Ne bir adresi var ne de bir adı;
sadece içimde, suskunluğun
en çok yakıştığı yerde durur.
Sözler,
Tozlu raflarda bekleyen;
Yıllanan sözler.
Kilit vurulan,
Anlatamayan, anlaşılamayan sessiz sedasız haykırışlar…
Karanlık, karamsar ve yılgın bakışlar.
Uzun ve yağmurlu bir yol bu…
Sileceklerle değil, kalbinle açıyorsun önünü.
Her damla bir hatıra, her gök gürültüsü
içinden geçen bir cümle gibi dokunuyor insana.
Yol uzadıkça susuyor şehir,
yalın gecelerin bayağı keskinliğinde
insan, kendine fazla yakındır artık;
kaçacak bir mesafe kalmaz,
düşünce bile çıplak ayak basar zemine.
zaman, bir alışkanlık gibi dolaşır odada,
Kendimden emin oluşum
kimseyi geçme isteğinden değil;
yıllar boyunca içimde büyüyen
o dingin kabullenişten gelir.
Kim benimle yarıştığını sanıyorsa
yanılgısı kendinedir
Bir masaya oturuyorsun,
herkes konuşuyor ama kimse kimseye dokunmuyor.
Kelimeler çay gibi
çok demlenmiş, ama tadı yok.
Yanlış insanlarla çoğalıyoruz,
Bir çağdayız, kardeşim,
insan insana benzemiyor artık.
Yüzler gülüyor ama gözler sessiz,
eller tokalaşıyor ama yürek yok ortada.
Sofralar kuruluyor,
Hayat,
bir kapı aralık
çokça bekleyiş demektir aslında.
Biz bazen yetişemeyiz sözlere,
bazen gözyaşı boğar nefesi
bazen de yol uzar da kalpler yorulur.
Yeter artık!
Geçmişi çaldığınız yetmedi mi?
Şimdi gözlerinizi geleceğimize diktiniz,
Kirli ellerinizle dokunmayın umutlarımıza.
Biz sizden ne adalet isteriz,
Ne de lütuf…




-
Emir Kırçova
-
Ella Tama
Tüm YorumlarÖncelikle Merhaba şiirlerinizi çok beğendim ellerinize sağlık
Merhaba,
Bugün nasılsın? Umarım iyisindir. Profilini gördüm ve senin hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum, e-posta adresimden senden haber almayı sabırsızlıkla bekliyorum
([email protected])