Öyle ucuz ettiniz ki her şeyi,
Bir zamanlar ağırlığı olan ne varsa
Etiketini söktünüz,
Vicdanın fiyatını düşürdünüz önce.
Söz,
Gecenin kemiği çatırdarken
ben sustum.
Çünkü karanlık konuşurken
insan dinlemelidir.
Rüzgâr kuzeyden indi,
Aklım bu devirden,
bu şehirden çok uzakta.
Oysa ayaklarım hâlâ Bursa sokaklarında,
bir taş merdivene oturmuşum gibi,
üstümde sabahın ilk serinliği,
elimde ince belli, demli bir suskunluk.
I
Bir zamanlar yorgun, kırık bir millet vardı,
Her evde bir ağıt, her gönülde dert vardı.
Toprak işgal altındaydı, umutlar küllenmiş,
Gözlerdeki ışık bile kararmış, sönmüş.
Geceydi.
Ama bu bir doğal karanlık değildi.
Bu, yılların ihmalinin
sabahı ezdiği bir karanlıktı.
Toprak kıpırdadı,
Adalet terazisi,
gecenin sessizliğinde sallanan ince bir gölge değil yalnızca;
gözlerimizin içindeki tartıdır aslında,
neyi sevdiğimizden çok
neyi doğru bildiğimizi ölçer.
Bir gün bana sordular:
"Adalet nedir?"
Bir mahkeme salonunu göstermedim.
Bir kanun kitabını da...
Saygı,
yüksek sesle konuşmaz bende.
Birinin sözünü kesmemekle başlar,
bitmez orada.
Bir susuşu anlamaya çalışmakla derinleşir,
bilmediğim bir acının önünde
Bir sabah sessizliğinde adını andım,
Rüzgâr pencereye dokundu, sanki sen.
Ne zaman bir kuş geçse gökyüzünden,
Gözlerim dalar, kalbim orada kalır.
Odanda unuttuğun bir tokana bakarım,
Yazdığım hiçbir kelime
kimsenin alnına mühür değil.
Şiirlerim, isim taşımıyor,
kapısız bir ev gibi
sahipsiz, başıboş…
Üzerine alma!




-
Emir Kırçova
-
Ella Tama
Tüm YorumlarÖncelikle Merhaba şiirlerinizi çok beğendim ellerinize sağlık
Merhaba,
Bugün nasılsın? Umarım iyisindir. Profilini gördüm ve senin hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum, e-posta adresimden senden haber almayı sabırsızlıkla bekliyorum
([email protected])