Gözlerin ufka bakan bir deniz,
Dalga dalga umutla dolu,
Bir milletin yüreğinde yanan ateş,
Senin adınla tutuştu ulu.
Dağlar gibi dimdik duruşun,
Yılların ağırlığı çökmüş omuzlarıma
Anlatamadığım dertlerimle baş başayım
Seni seviyorum diyorum bozuk plak gibi saatlerce
Evet…
Bunu sana defalarca haykırıyorum,
Meğer hayat ne kadar da güzelmiş diyorum
Bir zamanlar yokluğunla dolan kalbim,
Şimdi senin varlığınla taşmakta…
Yıldızlar bile sönük kalır gülüşünün yanında,
Gecem, gündüzüm seninle bir başka.
Dokunuşunla başlar her sabah,
Ümidim okyanuslara gömüldü
Alacakaranlığında seherin
Fırtınaların rehaveti sona erdi
Gönlüm isyanlarda artık
Deli boranlar esiyor
Sensizliğimin şafağında
Seni sana sordum,
yalın gecelerin en sessiz yerinde.
Telaş ve şüphe oturdu karşıma,
ama ben,
kendi içimdeki karanlığı yakıp
ışık aradım.
Yeni doğmuş bebeğin masumluğu var aşkımızın saf duygularında
Sonsuz olmak isterdim seninle
El ele, yürek yüreğe yalnızca sen ve ben
Mutlu yıllara emin adımlarla yürümek isterdim,
İnat edercesine tüm kötülere meydan okurduk,
Ne kadar mücadele edersek o kadar da mutlu olurduk…
Yaşlanmak,
takvim yapraklarının çoğalması değil,
aynaya her baktığında
gözlerinin biraz daha fazla hatırlamasıymış meğer.
Kırışıklık değil geçen,
içimizden sessizce yürüyen yıllar
Rüzgarın sesiyle uyandım bu sabah,
Gökyüzü hâlâ maviyi arıyordu,
Ve ben, yılların yorgunluğunu omuzlarımda taşıyarak
Sokaklarda yürüdüm,
Adım adım hatırlayarak geçmişimi.
Biz, gelip geçen gölgeleriz…
Dün dediğin, artık bir yankıdan ibaret;
Ne ellerinle tutabilirsin,
Ne de geri çağırabilirsin onu.
Ama oradadır hâlâ - bir iz gibi,
Zihnin kıvrımlarında saklı bir hakikat gibi.
I. Geçmiş — Sessiz Öğretmen
Bir zamanlar vardım, çocuk ellerimde güneş,
Ne fark ederdim neyi yitirip neyi biriktirmiş.
Sandım ki her yara geçer, her acı unutur,
Meğer bazı izler, insanı içeriden büyütür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!