Ben,
takvimlerin söylediği kadar yaşamadım.
Yılları sayanlar yaşımı bilir,
ama yolları sayanlar ömrümü...
Yıllar geçti…
Gözlerim hâlâ aynı yere döner durur,
Bir türkü gibi içimde gezinir Sivas’ın sokakları.
Yukarı Tekke’nin sessizliği çöker aklıma,
Bir Fatiha gibi, bir selâm gibi,
Her hatırladığımda kalbim ürperir hafifçe.
bir sessizlik tutturduk
kenarından ısırılmış zaman gibi
duruyor öylece - ne ileri
ne geri
ne de bir gülüşün tam ortası
Hukuk,
bir kitap değil yalnızca,
tozlu raflarda bekleyen maddeler hiç değil.
Hukuk,
gece yarısı kapısı çalınmayan bir evdir,
suçsuzluğunu ispatlamak zorunda bırakılmamaktır,
Karanlık dehlizlerde yol alan
Acımasızlığın ta kendisiydi kaderim
Mutluluk çok uzaklarda şimdi
İsyan bayrakları açmışken yüreğim
Korkusuz günahlarda o…!
Hani çıldırasıya haykırır ya insan en çaresi anında
Bir evi düşün,
çatısı göğe bakan bir sığınak,
duvarları çocuk sesinden yapılmış.
Dünya bazen bir yanlışlıkla başlar,
insan o yanlışlığın içinde büyür.
Firavun’u okurken gülerdim eskiden,
“Bu kadar kalabalık nasıl susar?” derdim,
Bir adam nasıl olur da
binlerin omurgasını tek hamlede büker?
Meğer mesele güç değilmiş,
Ben bozkırın çocuğuyum.
Rüzgâr bana ninni söyledi,
Toprak adımı ezberledi,
Gökyüzü ilk öğretmenim oldu.
Bir kartalın kanadında
Özgürlüğü gördüm.
Bu dünyadan gelip geçtiniz
tınısı hâlâ içimde yankılanan bir rüzgâr gibi
ardınızda bir mevsim unuttu kendini
ardınızda gökyüzü eksik kaldı
Adınız artık zamanın gizli defterinde
Ben bu ülkenin sabahına
yarım bir umutla uyanıyorum.
Güneş doğuyor hâlâ,
ama ısıtmıyor her kalbi
aynı adaletle.




-
Sabit Süreyya Sirer
-
Emir Kırçova
-
Ella Tama
Tüm YorumlarMerhaba,
Çok teşekkürler...
Öncelikle Merhaba şiirlerinizi çok beğendim ellerinize sağlık
Merhaba,
Bugün nasılsın? Umarım iyisindir. Profilini gördüm ve senin hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum, e-posta adresimden senden haber almayı sabırsızlıkla bekliyorum
([email protected])