Kış yine benimle geldi.
Ben onu getirmedim
o zaten içimdeydi.
Tren ağır ağır durdu.
Bir istasyon…
Bir iyilik,
Bir bardak su kadar masum görünür başta.
Ama sonra,
O bardağın kenarında çizikler,
İçinde bir tortu…
İçtikçe anlarsın:
İnsanın Kendine Yazdığı Mektup
Bir sabah daha doğdu -
güneş, bir kez daha inatla doğudan yükseldi.
Ne biz istedik diye,
ne de bir anlamı olduğu için.
O sadece doğdu…
İnsan kendini özler mi?
Özlermiş…
Bir sabahın en sessiz yerinde,
Henüz kimseler uyanmamışken,
İçindeki o eski sükûneti arar bazen,
Kendi gölgesiyle bile konuşmak ister.
İnsanlar…
Güldüğünde yanında,
Ağladığında uzakta.
Ellerini tutar gibi yaparlar,
Ama çoğu zaman kendi ellerini silerler senin üstünde.
İnsan önce kendine sarılmalı,
kırılan yerlerini kimse görmeden,
aynada gözlerini kaçırmadan,
“Buradayım” diyebilmeli kendine.
Yorulduğunu kabul etmeli mesela,
Sahne dediğin, bir yanı ışık, bir yanı gölge,
Ve insan, hep bu çizgide yürür;
Bir replik unutur, bir nefes hatırlar,
Çünkü hakikat ezberlenmez, yaşanır.
Doğaçlama…
Bazen içimde bir şey kıpırdıyor,
adı yok.
Ne sevince benziyor,
ne kedere.
Bir yere dokunmak ister gibi,
ama nereye, bilmiyorum.
İlk kez yükseldiğimde Planörle göğe, yıl doksan,
İnönü’nün rüzgârı doldu ciğerime.
Planör sessizce süzülürken ufka,
Bir çocuk gibi hayran kaldım göklere.
Ne motor sesi vardı, ne gürültü,
Benim yolum, çoğu kimsenin bilmediği
Ama herkesin sonunda hissettiği bir sessizlikten geçer.
Kimine göre dik duruş,
Kimine göre inat;
Oysa ben sadece
Hiç kimsenin bilmediği o iç muhasebemle




-
Sabit Süreyya Sirer
-
Emir Kırçova
-
Ella Tama
Tüm YorumlarMerhaba,
Çok teşekkürler...
Öncelikle Merhaba şiirlerinizi çok beğendim ellerinize sağlık
Merhaba,
Bugün nasılsın? Umarım iyisindir. Profilini gördüm ve senin hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum, e-posta adresimden senden haber almayı sabırsızlıkla bekliyorum
([email protected])