SİVAS
Bir dağın gölgesinde başlar adım,
Rüzgârı serttir ama sözü merttir bu toprağın.
Ayazı kemiklere işler de
İnsanının yüreği ateş gibi yakar geceleri.
Sabit Süreyya Sirer düşer yola,
Anadolu’nun bağrına, Sivas’a doğru,
Her adımda bir türkü, bir hüzün,
İlmek ilmek işler özlemi yüreğine.
Sivas’ın sert havası vurur yüzüne,
Sivas’a Sevdam ve Babam
Soğuk kış günlerini seviyorum,
Dağların beyaz örtüsünü,
Tipinin savurduğu türküleri,
Sobanın başında ısınan elleri,
Ben
Sivas’ın sabahında üşüyen bir çocuğum hâlâ,
Taş sokaklarında adımlarımı unutmuş,
Kışın beyazına karışmış,
Yazın güneşine emanet edilmiş
Bir yürek taşıyorum içimde.
Sivas, sabahları sisle uyanır,
Dağlar başında beyaz bir hüzün,
Yollarında esen rüzgar serttir,
Ama yüreklerde sımsıcak bir düğün.
Kış soğuktur, kar diz boyu iner,
Havası sert, dağlar kadar vakur,
Yüce gönüllü, merttir insanı,
Kış gelir, rüzgar deler bağrı,
Ama eğilmez başı, dik durur.
Bozkırın sessiz türküsü yankılanır,
Karacağız soğuklarında,
İçimi ısıtan sevdanı seviyorum.
Nisan yağmurları yağarken,
Saçlarımdan süzülen,
Gözlerime düşen sonsuz sevgini seviyorum.
Soğuk kış günlerini
Sivas,
bir şehrin değil,
bir devrin adıdır bazen.
Takvimler eskir burada,
ama taşlar unutmaz.
Her duvar,
Solumda varlık,
sağımda darlık;
insanın iki omuzuna asılı
görünmez teraziler gibi…
Bir yanım genişler durur,
diğer yanım sıkışır;
I. Gençlik
Bir zamanlar bahar kokardı bütün caddeler,
gözlerimde yeşeren ağaçlar,
ellerimde açan çiçekler vardı.
Koşardım hayata,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!