Sabit Süreyya Sirer Şiirleri - Şair Sabi ...

Sabit Süreyya Sirer

Olmuyorsa zorlama der içimden bir ses,
Suyun akışını tersine çevirmeye çalışan
Yıpranmış bir yelken gibi olmaktan korkarım.
Hayaller kırılır bazen,
Kalbin un ufak olur,
Ve insan kendi içindeki enkazın altında

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Gece çökerken şehrin üstüne
bir ağırlık vuruyor omuzlara;
sanki tarih arkamızdan ittiriyor
“dik dur” diye,
bir devlet duruşu kadar keskin bir emirle.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Karanlık düzen, paslı bir zincir gibi
günlerin boynuna dolanırken
ben, avuçlarımda bir avuç umutla
yürüdüm gecenin içinden.

Kırık haklar dökülüyordu sokak aralarına,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Bir vakit geldi
gökyüzü susmayı seçti,
yıldızlar bile adımı söylemedi.
O an anladım:
insan en çok
ışık yokken kendisiyle karşılaşıyor.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Şehir…
Bir varlık gibi düşün onu,
Kendi bilincine sahip, kendi hafızasını taşıyan bir beden.
Sokakları sinir damarlarıdır insanlığın,
Ve ışıkları - belki de Tanrı'nın unuttuğu yıldızlardır,
Dünyaya düşmüş, anlam arayan küçük kıvılcımlar.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Karanlık dehlizlerde yol aldım ben,
el yordamıyla,
parmak uçlarımda biriken acıları sayarak.
Bir labirentin içinde kaybolmuş gibiyim,
her köşesinde başka bir hayal kırıklığı,
her çıkmazında gözlerin…

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Kararsız adımların yorgunluğu
yalnızlığımı sorgularken
terk edilmişliğin ezikliği
bir hançer gibi yaralıyor benliğimi…

Yalnızlığım ve sen,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Göklerde yerini aldı engin mavilerde süzülen,
Cesur ve yalnız bir Kartal.
Bilge ve gurur dolu keskin gözleriyle;
Düşmana korku, dosta güven verdi.
Amacı yurdunu korumaktı tehlikelerden.
Kanadı Çelikten,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Bir harita çizdim
hiç var olmamış sokaklarda
adım düşmediğinden taşların üzerine
ve zaman, düş kırıklarıyla dolu bir ırmak gibi
akıp geçti ellerimin arasından.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Bir şehrin iziyle uyanıyorum her sabah,
haritalarda adı silinmiş,
taşlarında ses biriktirmiş bir şehir bu.
Kapıları içe doğru açılan evleri vardı,
kimse yabancıya bakmazdı uzun uzun,
çünkü herkes bir başkasının kaybıydı.

Devamını Oku