Sabit Süreyya Sirer Şiirleri - Şair Sabi ...

Sabit Süreyya Sirer

I – Başlangıç: Taş ve Umut

Önce bir ses yankılandı bozkırda:
“Buraya bir şehir kuracağız.”
Çekiç sesleriyle karıştı dualar,
küçük eller taş taşıdı, büyük eller hayal.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Bir aynaya bakarsın…
Saçını düzeltirsin, yakanı kontrol edersin belki.
Gözlerinin altındaki uykusuzluğu, dudaklarının kenarındaki yorgunluğu görürsün.
Ama ya içindeki çatlağı?
Ya bir çocuğun gözyaşında saklı kalmış sessizliğini?
Ya da yürüyüp geçtiğin o kaldırımda, senden bir parça bırakıp giden hüznünü?

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer


I.
kibirli adam!
sen,
öğle güneşinde ayağının bastığı gölgeyi bile hor gören,
küçümseyen,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Kibirli insan, gölgesine bile hor bakar,
Öğle vaktinde bastığı çizgiye dahi dar bakar.
Zanneder ki dünya onun nefesiyle döner,
Oysa ilk rüzgârla devrilir, akıbeti söner.

İnatla birleşirse o zehirli gurur,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

I

Bir şehir uyanır sabaha,
künyesinde paslı demir, duvarlarında unutulmuş çocuk sesleri…
Sokaklar - birbirini tanımayan insanların ayak izleriyle dolu,
her adımda biraz daha silinir izler,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Bir eski duvar var önümde,
çatlaklarında çocuk sesleri saklı,
bir kadın gülmüş bir vakit,
bir adam düşmüş belki de
ama duvar hâlâ ayakta,
inadına,

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Seslenince dönmüyor ses, tutunca boşluk…
Zamanın kırık aynasında siluetleri var,
Ne tam gidiyorlar, ne tam kalıyorlar.

Bir ismin yankısı belki,
Bir rüyanın ucunda beliren gülüş...

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Kendime Çizdiğim Hayatın Ahlâkı
Kendimle gurur duyuyorum.
Bunu bir zafer cümlesi gibi değil,
uzun bir yoldan sağ çıkmış birinin
ayağındaki tozu silkelerken
sessizce mırıldandığı bir hakikat gibi söylüyorum.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

İçimde iki kapı var:
Biri dokununca sızlayan bir yarığa açılıyor,
Diğeri kimsenin bilmediği bir karanlığa.
İkisi de benim.
İkisi de taşıdığım ağırlığın iki farklı yüzü.

Devamını Oku
Sabit Süreyya Sirer

Dimdik duruş
bu topraklarda artık bir süs değil,
hayat memat meselesi.
Çünkü eğilenin sesini
gece daha çabuk yutar,
eğilmeyenin gölgesinden bile korkar karanlık.

Devamını Oku