Bir kelebek gibi konsam dudaklarına
Kıskandırsak tırtılları,
Kozasına çekilmek, kelebek olmak istesinler.
Konsam dudaklarına, yapışsam kalsam,
Kader gibi, alınyazısı gibi,
Konsam dudaklarına, çiğ tanesi gibi
Sevgi ve aşk gelir,
Kelebek gibi konar.
Bu küçük dokunuşa da
Kimse hayır dememiştir.
Ayrılırken bana
"kendine iyi bak" demişti.
Hiç unutmuyorum ki o sözünü.
Sen olmayınca ben eksiğim ki,
O kadar eksiğim ki,
Ne yürüyüşüm doğru,
Bir karanlık olsaydım keşke
Işığı açmadan önce sarılırdım sana
Her yerine, saçlarına ve tenine.
Bir karanlık olsaydım eğer,
Göz kapakların iner inmez,
Seninle tekrar kavga etsek
Avazın çıktığı kadar bağırsan bana
Sonra sen tam ağlayacakken
Diz çöküp özür dilesem senden.
Sesin bende kalsa
İyi ya da kötü
Kokunu ciğerlerimde yaşatıyorum.
Tekrar kaybederim korkusu ile
Nefes almaya bile korkuyorum.
Eğer olur da kokunu kaybedersem,
Bunun yerine nefesim olur musun?
Karanlıkta kayboldum
Bana sana ulaşacağım yolu göster
Şarkıların arasından mı geleyim?
Yağmurlu bir sokaktan mı?
Notalarını bitiremediğim şarkıdan mı?
Bitiremediğim resimden mi?
Dudaklarımın özlediği tek adressin,
Parmak uçlarımın da tek bildiği adressin.
Ben mi?
Beni sorma lütfen.
Sen olmayınca kayboluyorum...
Af edersiniz...
İstemeden kalbinize çarptım.
Çok üzgünüm.
Kaza işte.
Dilerim canınız yanmadı.
Çünkü benim çok acıyor...
Kimsenin çıkamadığı bir tepeydi dudakların,
Kayıp Nuh’un gemisi saklı olan tepe gibi
O kadar çok sayıkladım ki seni geceleri
Dün gece ki gibi, önceki, geçen geceki,
Geçen haftaki, hatta yıllar öncesindeki gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!