Seni dudaklarımın arasında yaşatıyordum
Ve sen oradan düşme şu içmediğim günler oldu.
Sadece dudaklarımla kalmıyor.
Seni gözlerimde de yaşattım
Ve olur da yüzüme yağmur çarpar
Islanırsın, üşürsün diye
Bir olmak istedim her zaman
Ama hangi bir olmak istediğimi seçemedim
Bir rüzgar olsaydım senin için eser miydim?
Senin saçlarının yanından geçip
Tenindeki kokuyu misafir eder miydim fırtınama?
Gözlerimde olan mavi,
Gökyüzündeki mavi ile,
Aynı değil ki.
Sen bir de,
içimdeki maviyi görsen.
Uçurtma olduğumda kuyruğuma mavi bulaşmıştı.
Kuş olduğumda ise kanatlarım mavi ile renklenmişti.
Seni öpünce ise içime mavi kaçmıştı.
Artık seni görünce mavi soluyorum
Mavi düşünüyorum.
Ben sana bana bir renk söyler misin dedim.
Sen ise gittin maviyi seçtin.
İyi de benim dünyamda mavi bir renk değil ki
Şaşırdın değil mi; dur anlatayım.
Mavi, ben gözlerine bakınca içinde gördüğüm ışıktır
Mutluluğu(mu) boyarken kullandığın renk nedir?
Gözyaşımı akıtırken biliyor muydun rengini?
Seni görünce kalbim ne renk atar?
Senden uzaktan kalınca ne renk atar?
Sen üzülünce ne renk üzülür kalbim?
Sana bir kere karanlıkta sarılmıştım
Artık ne zaman karanlıkta kalsam
Kollarım sarılmam gereken seni arıyor.
Bir kere karanlıkta öpmüştüm seni
Artık ne zaman gece olsa
Keşke uzaktan baksaydın.
Eskisi gibi, gizlice ve sessizce…
Şimdi dokunduğunu yerler acıyor
Öptüğün yerler kanıyor.
Sarıldığın yerler üşüyor.
Keşke uzaktan sevseydin.
Hep gökyüzünde olmak istemiştim.
Bulutların arasında.
Ne zaman sen bana gelsen;
Bulutlar da seninle geliyor,
Evim gökyüzü oluyor,
Kafesler dolusu kuş bıraktım sokağa
Sıcak ülkelere gidecekler sandım
Sağa sola uçacaklar, bazıları yere düşecek
Uçmayı unutmuşlardır sandım.
Yanılmışım.
Hepsi de senin kalbine doğru uçtu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!