Çok üşüyorum dediğimde,
Gözlerimin içine bakardın,
Ve ısnırdım.
Son uykuna yattığından beri donuyorum.
Keşke göz kapaklarının altında,
Seninle birlikte uyusaydım.
Bütün mavi tonları senin gözlerin
Bütün gökyüzü senin gözlerin
Bütün denizler senin gözlerin.
Gözlerini kapalı iken yüzün altın bir sahil.
Dalgalar vurmaya başladığında ise
Seni üzgün ve ağlıyor zannediyorum.
Evimdeki en güzel ses
Senden gelen günaydın
Ve evimdeki en güzel ses
Topuklarından çıkan ayak sesi...
Okula gittiğim yıllarda,
Resim yeteneğimiz gelişsin diye
Güneş çizdirdiler.
Öğretmenim çizdiğim güneşe baktı ve
Aman Allah’ım
Sen ne kadar yeteneklisin böyle.
Perdeler güneş sandı yüzünü,
Tenine yansıdı önce
Sonra kalbine bıraktı ışığını
Ardından da sıcaklığını iliştirdi,
En kuytu yerine kalbinin.
Ki ben hiç üşümeyim diye.
Bana canımsın deseydin,
Ben de sana,
Hangi canın diye sorardım.
Belki çok düşünürdün,
Belki hazır cevabın olurdu.
Ama bildiğim bir şey var,
Sesinden başka güzel yerler var.
Hiç kimsenin gidemediği
Herkesin uzaktan baktığı
Şiirlere ilham olan tenin
Geceye renk olan saçların
Tatlara, tadıma destan olan dilin
Biliyor musun?
Sende hiç ışık görmüyorum.
Evet, itiraf ediyorum.
Sende şiir var.
Hem de gözlerinde.
Sen gidince buralar çöle döndü
Ne olurdur gidenrken mevsimleri de götürmeseydin
En azından yağmuru bıraksaydın
Her damlada seni hatırlatıyordu
Dilerdim ki,
Dilerdim ki,
Hep dilerdim ki...
Neyse...
Devamını söylemeyeceğim...
Seninle tanıştığımızdan beri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!