Okula gittiğim yıllarda,
Resim yeteneğimiz gelişsin diye
Güneş çizdirdiler.
Öğretmenim çizdiğim güneşe baktı ve
Aman Allah’ım
Sen ne kadar yeteneklisin böyle.
Perdeler güneş sandı yüzünü,
Tenine yansıdı önce
Sonra kalbine bıraktı ışığını
Ardından da sıcaklığını iliştirdi,
En kuytu yerine kalbinin.
Ki ben hiç üşümeyim diye.
Hangi damla benim terim,
Hangi damla senin suyun?
En küçük tanesine kadar gizledim içine
Kıskandım damlacıkları
En gizli yerine kadar aktım
Bana canımsın deseydin,
Ben de sana,
Hangi canın diye sorardım.
Belki çok düşünürdün,
Belki hazır cevabın olurdu.
Ama bildiğim bir şey var,
Sesinden başka güzel yerler var.
Hiç kimsenin gidemediği
Herkesin uzaktan baktığı
Şiirlere ilham olan tenin
Geceye renk olan saçların
Tatlara, tadıma destan olan dilin
Biliyor musun?
Sende hiç ışık görmüyorum.
Evet, itiraf ediyorum.
Sende şiir var.
Hem de gözlerinde.
Bir parça geceye dokunur musun,
Bir kısmı parmaklarına bulaşsın.
Sen uyurken oradan öpeceğim.
Hangi vakit telaş etmiş ki
Sen yanımdayken
İçini bir kurcala bakalım.
Orada mıyım?
Bir ara rüyalarına bak
Orada mıyım?
Belki üşeneceksin ama
Bir ara eve gelip bak...
Sana bir kuş getirdim.
İçinde yaşatman için.
Sana beni getirdim.
İçinden göç etmemek için.
İçin o kadar sıcak ki:
Her nefeste karışıyorum sana.
Belki içinden çıkacaksın,
Belki de dolaşacaksın daha fazla.
Ama bana bir sor bakalım,
İçinden çıkmak istiyor muyum?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!