Dünyanın en güzel yanı,
Omuzların gibi güzel olması…
Dünyanın en güzel yanı,
Dizkapakların gibi güzel olması…
Sana öyle meraklıyım ki;
Seni okumak, okumak ve okumak istiyorum.
Hiç bitmesin diye okuduğum bir destan,
Bir roman bir şiiri okur gibi okumak istiyorum.
Satır aralarına yerleşip,
En heyecanlı yerlerinde virgül olmak
Bir Enstrüman olmak isterdim.
Ellerinde, vücudunda,
Ağzında ya da parmaklarında
Bir çello olmak isterdim.
Bacaklarınla beni sıkıca sarman için.
Sonra bir flüt, bir trompet olmak isterdim
Yüreğimin derinliklerinde bir evren var
Boşlukları hiç olmayan
Her santimi yıldızlar ile
Her köşesi gezegenler ile dolu.
Ama hepsinin yaşam kaynağı farklı,
Kimisi senin kokun ile,
Yağmurda rastlamıştım sana.
Ne zaman yağmur yağsa
Şemsiye taşımaya korkuyorum.
Ya önümden geçersen,
Ya seni fark edemezsem?
Hani, gittiğinde seni öpmek nasip olmamıştı,
Hatırladın değil mi?
Peki,
Giderken yudumladığın o fincanı?
İşte o fincan bana veremediğini verdi
Minik bir dokunuş bırakmıştın üzerine.
Fotoğrafını çekenlerin en büyük hatası,
Seni çektiğini sanması…
Hal bu ki,
İlk makara değişiminde orada yoksun.
Ama ben seni içime çektiğimde,
Orada kalıyorsun.
Derhal gamzelerini bana ver.
Benimle tanıştığında onlara sahip değildin.
Şimdi onlara daha çok ihtiyacım var.
Ben de sana göz yaşlarımı veririm.
Doğduğum günü bilmiyorum.
Ne hissettiğimi de,
Minik bedenimin tek hissettiği acıkmak ve ağrılar.
Büyüdüğümde ise gözyaşlarım aldı yerini
Çocukluğumdan tek farkı ise




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!