Seni bir türlü silemedim hayatımdan!
İçimden de çıkaramadım!
Sanki bir tümör gibi işlemişsin içime.
Sanırım senden ameliyat ile kurtulacağım.
Biliyor musun?
Bense sana söz vermiştim
Gözyaşın akmayacak diye.
Başarısız oldum.
Sen ağlamadın.
Ama ben hep gözyaşı döktüm.
Üç gün önce ne mi oldu?
Dur anlatayım.
Şimdi mutfağa git.
O çok sevdiğin bardağı al.
İçine de çok sevdiğin çayı doldur.
Ama dudaklarına götürme.
Az önce hava durumunu dinledim.
Bu hafta gökyüzünden sen düşecekmişsin
Hem de sağanak halde.
Tüm vatandaşlar uyarıldı.
Ama ben uyarılara kulak asmam...
Bu evde ne zaman yürüsem
Sürekli ayaklarımı kanatan bir şeyler var.
Ne olduğunu bir türlü bulamıyordum.
Bir gün yere eğildim ve baktım.
Bir kısmı kırılan kalbim
Bir kısmı da, kırılan hayallerimmiş.
O kadar güzel uyuyordun ki.
Ve uyurken o kadar da güzel gülüyordun ki.
Yanına yaklaştım
Usulca yüzüne doğru eğildim.
Gülümsemeni yakaladım dudaklarımla...
Öksürmekle sökülmeyeceksin ciğerimden…
Ve seni öksürerek çıkarmak istemiyorum
Hep içerde dur,
Hep böyle hasta et beni.
Söz veriyorum ki,
Doktor çağırmayacağım,
Kalbimi sana verdiğimde elinden kaymıştı.
Ama gene de üzülmedim.
Çünkü kucağına düşmüştü.
O anda sana sarılır gibi hissettim.
Bir duvar vardı,
Hani seni beklediğim,
Senin beni beklediğin.
Sen gidince duvar değişti.
Kirlendi, pas tuttu, sıvası döküldü.
Hüzün duvarı koydum adını.
Ayaklarının dibinde beklemek
Dünyanın en güzel bekleme yeri.
Diz kapaklarına sarılmak
Güneşin batışını böyle seyretmek
En güzel huzur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!