Bir gün:
Nerede ölüp gömülsem,
Bir başka yerdeki toprak bile
Beni kucaklamış olur.
O toprak bir ağacı,
O ağaç bir yeşili,
Göz kapaklarının altında uyumak isteyişim
Üşüdüğüm anlamına gelmez.
Sürekli seni görüp,
Üstümü seninle örtüp,
Sabah senin bakışlarınla dünyayı görmek,
Aynada kendine bakarken seni görmek,
Bütün yıldızların ismi aynı,
Onlara bakınca,
Başka kimseyi düşünmüyorum,
Başka kimseyi görmüyorum ki.
Sen hepsinin önünde duran,
En parlak yıldızsın.
Omzunun üstüne
Yukarıdan aşağıya gerdanına
Saçlarının başladığı yere
Dudaklarının üzerine
Diz kapağının üzerine
Hatta kalbinin olduğu yere
Yüreğini, benim yüreğimin yanına koyarsan eğer
Ne kadar çok konuşacak şeyleri varmış şaşırırsın
Sana da onları seyredip, dinlemek kalır.
Gene yağmur yağıyor
Ben de senin için,
Her damlasına günaydın sakladım.
Lütfen şemsiyeni kapat ki,
Yüzüne dokunsunlar.
Zaman ne demek biliyor musun?
Belki kolundaki saate bakıp söyleyeceksin.
Belki de “bir yılın on iki ayına eşittir” diyeceksin
Belki de bana denklemden bahsedeceksin.
Bir süre sonra matematiksel kavramlarına kızdığımdan.
Bana “on iki tane burç” diyeceksin.
Hep beklediğimdin
Hiç kaybetmek istemediğim
Yanım (ın) da olmak istediğim
Kendime ait bir zamanımın olmadığı
Bütün zamanlarımın sahibisin
Zaman ikiye ayrılır...
Gündüzleri güneşim olan sen
Geceleri yıldızım ve ayım olan sen
Ve aşağıda senden uzakta olan
Sana ulaşamayan ben.
Sana ne kadar zengin olduğumu söyleyeyim mi?
Mesela hiç kapanmayan yaralara sahibim.
Öyle ateşte yanmış gibi bir yara değil.
Hissetmediğin için bilemezsin.
Sonra kalbimde bir kırık var ki,
Tekrar tekrar kırmaya gerek bile yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!