Tarihler ile aram hiç iyi değildi.
Bana sorduklarında,
“Bu hangi tarihte? ” diye
Cevap veremiyordum.
Benim için tarihler;
İlk karşı karşıya gelişimiz,
Dudaklarına bir imza bırakmak
Kim notere gitse
Projesi ile geri tepsin istiyorum
Öyle bir imza atmalıyım ki dudaklarına
Yıkım kararı geri geri tepsin
Dudaklarını aşkın mabedi, mihrabı bilsinler.
Seni görünce ayaklarım taş oluyor
Tam vücudum da taş kesilirken
Kalbim terk ediyor bedenimi
Kanat takıp geliyor yanına
Seni de alıp uçmak istiyor.
Uçmak, uçmak, uçmak...
O kadar çok tavanı seyrettim ki.
O kadar çok resim çizdim
O kadar çok hayal kurdum ki o tavanda.
Doğmuş ve doğmamış ressamlar
Kıskandı hayalimi, rüyalarımı.
Eskiden tavana bakıp hayal kurardım.
Sen gelince hayaller gerçek
Tavan ise gökyüzü oldu.
Sen gidince, son uykuya yatınca
Tavan gene simsiyah oldu.
Şimdi bir sürü boya aldım
İyileşmesi imkânsız bir hastalığımsın
Her gece başımın içinde yankılanan bir ağrım,
Bazen koştuğumda kalbimin sıkışmasına sebep olan bir tümör,
Ciğerlerimde sadece senin kokuna yetecek kadar kalan bir boşluk,
Göz damarlarımın sadece seni görmesini sağlayan çatlamalar var.
Ayaklarım seninle yan yana yürümeyince nasıl ağrıyor biliyor musun?
Bak sana bir teklifim var;
Sen gecikmiş bir yaz güneşi ol,
Ben de yeni izine çıkan birisi olayım.
Birlikte güzel bir tatil yapalım...
Sen bana bir mektup yazdın.
Ben ise onu bitirmemek için
Her gün okudum.
Sanki aynı mektubu
Bir daha yazmışsın gibi
Bir daha göndermişsin gibi.
Şehirsizdim…
Dünyam yoktu
Dünyada su vardı
Ama susuzdum.
Güneş vardı
Keşke elinde tuttuğun telefonun olsaydım.
Dünyanın en şanslı telefonu olurdum o zaman.
Parmaklarının ucu ile bana dokunup
Camımı (üzerimi) silerdin elinle.
Sonra beni kulağına götürüp,
Yanağınla seviştirirdin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!