Öyle güzel kokuyor ki tenin,
Öyle güzel kokuyor ki saçların,
Herkes bir nefeste tanıyor seni.
Ben bir nefeste içimde yaşatıyorum.
Onu sürekli orada yaşattım.
Bazen minik bir dalgalanma
Bazen de bir ışık ile nefes aldırdı!
Her harf bir nefes,
Her nefesi bir mısra yaptı.
Sonunda şiirim oldu.
Bu gece yastığa şekil vereceğim.
Çok iyi bir heykeltraş değilim ama,
Belki seni yaratmayı başarırım.
Bu demektir ki,
Sabaha kadar benimlesin....
Bu sabah yanımdaki yastığı attım!
Kurtuldum ondan!
Üzerine sinen kokundan,
Kenarına sıkışmış saç telinden,
Üzerinde kalan siluetinden
Hani şu tebessümle uyuyan.
Sabah kalktığımda en sevdiğim şey,
Yastığın diğer tarafında seni görmek.
Yanağını elinin altına koyup,
Uyuma numarasına yatman.
Üstelik korktuğum şeyler de var.
Mesela senin bir rüya olman!
İl k doğum bembeyaz kâğıt üzerine belgelendi.
Büyüdüm, hatta büyüdük.
Aradan biraz zaman geçti ve o beyaz kâğıda
Mutluluk resimleri çizdik.
En çok da güneşi çok iyi yapabildik
O zamanlar çizdiğimiz güneş var ya:
Ben de yalnızlığa yazıyorum.
Kadınıma yazıyorum
Özlemime yazıyorum,
Onun saçına yazıyorum.
Her hangi birinin saçına değil.
Elini kalbimin üzerine koy.
Oradaki sıcaklığa tırnaklarını geçir
Ve söküp al...
Sonra senin kalbinin üzerine yaklaştır
Ve beni oraya mühürle.
Bundan sonra;
Seninle ilgili her şeyi yok ettim
Anıları unutmak için kendime eziyet ettim
Hatıralarımızın hepsini çöpe attım
Gezdiğimiz sokaktan taşındım.
Ortak dostlarımız ile ayrıldım.
İki şeyden kurtulamadım.
Yoksun,
Ama ben gene de seviyorum seni.
Yokluğunu da seviyorum.
Bir de olsan,
Yanımda bir olsan,
Bak seni öyle bir seveceğim ki.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!