Yağmuru ellerimle tutamadım.
Ama gelişinde de,
Gidişinde de
Ellerimle selam verdim.
Seni ilk gördüğümde de çok sevdim
Son kez göreceğimi de düşünmeden
Bir veda sesi dinledim bu gece.
Adeta çığlık gibiydi.
Uzun, çok uzun.
Yıllarca hatırlanacak bir çığlık gibiydi.
Sen bana ellerini gönder
Ben hikâyemizi yazarım
Sen bana kalbini gönder.
Ben onu çok güzel severim.
Ama geri verme konusunda
Söz veremem…
Dün alışverişe gittim.
Ama hiç bir şey almadım.
Çünkü;
Bana en çok sen yakışıyordun.
Yalnızlığımın sesini açtım sonuna kadar
Bağırarak seslendim dünyaya
Önce alt katım duydu
Sonra bütün apartman
Daha sonra bütün mahalle
En sonda bütün dünyaya bağırdım
İçimde biriktirdiklerime dur diyemedim.
Yıllarca, durmayıp da sanki bir asırmış gibi
Meydanda idam edilen
Masumum diye haykıran bir mahkûm gibi
Seni sevdiğimi dünyaya değil de
Sadece sana söylemiş
Yanıma yaklaşır mısın?
Birazcık daha,
Evet birazcık daha.
Şimdi kulağıma bir şarkı mırıldan.
O kalbime doğru gidecektir...
Senden özür diliyorum:
Lütfen affet!
Gözlerine baktığımda kayboluyorum demiştim ya.
Yalandı.
Gözlerinin içinde kaybolmuyorum
Evet
Ben de hatırlıyorum ilk yalnız kalışımızı
Duvarları utandırmıştık
Perdeyi de utandırdık
Işıklar yanık olduğu için de utandılar
Sen her gün dışarı çıktığını,
İşe gittiğini,
Belki alışverişe,
Belki arkadaşlarına,
Belki de gezmeye gittiğini,
Hatta belki de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!