Kıyılardan sıyrılıp...
...denizimize dökülen hüzünleri topluyoruz.
Yakamozlar ayrılık kokuyor,
Gökyüzü ölüm.
Ayrılıklar ben
Ölümler sen kokuyor.
En büyük kavgam sürüyor hala,
Beni çevreleyen sınırlar içinde...
Gel sen kıyıma ay parçam,
Tepelerin ardında aydınlık
Ve ellerimde gelincikler
Saksıda duransa sevdam sana.
Güneş doğuyor avuçlarımda dokun,
Yaşamın altmış sonrası hali
Yoruldum anlamaktan
Çizgisiz bir defter, bir kalemle yazılmaktan
Ertesi gündüzlerin
Ilıman bir iklim toprağında yaşam olmak kayda değer,
Lakin çorak toprak çocuğu olmaksa kaderliktir aslında.
Çiçek bezeli bir toprakta yetişirken yıldızları bilirsin
İzlemeyi ve sevmeyi rengarenk yaşamlı gökkuşağını.
Var say ki çöl ortasında kaktüs doğdun su vermek için,
Bir hasretsin
göğsümün orta yerinde hep yeşil
Gecemle gündüzümle besliyorum seni
Köklerin büyüyor yırtıkça gövdemi
Gövdem gövden oluyor
köklerin köklerim
Dün gece bir silüetin merakı ateşlendi
Oturdu baş ucuna sabaha değin
Dinledim inlemelerini aralıksız
Hayalinde ise aydın bir gün rengi
Sızgın bir düş gördü kapak arkalarında
Ne kadar kaldı aklının içinde bilmem
Bir kuştur soluğumdaki titrer
Kış günü ayaz mevsiminde
Buğulu gözler sever mi hiç güneşi
Yağmura kapılmışsa bebekler
Bir kuştur soluğumdaki mavi gökte siyah nokta
Ne sen vardın ne de ben önceden
Her şeyin başladığı diyarı alemde
Bir bütün olamadık her diyarda zaten
Ne suskunluk, ne sesimiz ne de tenimizle
Yoruldum bir izin peşinden, yoruldum
Bir rüya gördüm gecede,
Hayra yor susmayarak.
Gitmek kadar çulsuzdum
Ve kalmak kadar kimsesiz.
Ayaklarımın altından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!