En az yeri gecenin gündüzü başlatıyor
Adımlıyorum toprağı
Her yerde aynı renk olan göğün altında.
Şuramda, orta yerinde yüreğimin bir sancı
Zorba, nar çiçeği dalından.
Gözlerimde bir yangın
Kalbim ağrıyor Marco,
Savaş kıyılarına dolanmış kent gibi,
Ölüme yol açıyor saatler.
Sabaha yetişmez belki vücudum,
Mezara yetişir gibi...
Geceden geceye uzayan bir döngüdür
Verimli verimsiz dar bir sokakta
Eşgalsiz ve suskun bakışlı çocuklarda
Şüphe uyandırmayan bir yorgunluktur
Adı alabildiğince doğal ve çatlarcasına normal dışı
Sen çocuksun daha küçücüksün
O yüzden çok çabuk üşür ellerin ayakların
Bense kimi zaman bir baba ellerine hohlayan
Kimi zaman bir sevgili ayaklarından öpen
Ben seninle yıllanmış şarabım sevgilim
İç beni korkma ısınırsın
Hayır hayır,
Kaçığım ben tam bir kaçık!
Seni bu denli
Seni sonsuz ağırlıkta yaşayan
Diplomasız bir aklı yitik.
Zaman yoksun aklımda
Bu görünen kadar değilim
Görünen yansımalardan,
Zamanda durgun bir an
Kelebeğin teki, güzel, kondukça uçar
Uçtukça geri döner, yine ve yine
İnsanım, soluğum sessizlikten
Bir türkü olayım dudaklarında
İki dudağının birleştiği yerde böl beni
Akşamdır, sessizdir saatler
Bir şarap kadehinde benle seslendir nağmeni
Kaçıncı rüyadır ansızın gördüğüm bilmem
Uzun yollar gidersiniz
Kaldırım taşlarıyla süslü,
Ortasında ağaçlar ve çiçekler,
Benim yollarım yok şiirim var...
İnsanlar yaşarsınız ve sevdalar onlara dair,
Benim yalnızlığımda ne var biliyor musun
Aşk var, sevda var, "yaşama isteği var"
Ya da yaşayabilme adını sen koy.
Benim yalnızlığımda yarınlar için
Begonvil süslemeli kapılar
Bahçelerde domates kokuları
Bütün renklerin muafiyetinden
Beyaza dönen bir döngüdür bu kısırdan farklı
Gök kuşağının bele bağlanışından tut da
Esmer bir gecenin göğsünde parlayan yıldıza değin
Sürüp giden bir maceradir sorgu sual olmadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!