Benim yalnızlığımda ne var biliyor musun
Aşk var, sevda var, "yaşama isteği var"
Ya da yaşayabilme adını sen koy.
Benim yalnızlığımda yarınlar için
Begonvil süslemeli kapılar
Bahçelerde domates kokuları
Bütün renklerin muafiyetinden
Beyaza dönen bir döngüdür bu kısırdan farklı
Gök kuşağının bele bağlanışından tut da
Esmer bir gecenin göğsünde parlayan yıldıza değin
Sürüp giden bir maceradir sorgu sual olmadan
Bilirim,
Zorlasam az daha,
Çatlayacak yüreğim,
Ki yorgun dünya kadar;
Biraz daha ses etsem içimden,
Benim anlattığımı anlamaları zor biraz,
Anlamazlar anlatırken seni.
Hem nerden bilebilirler ki
Özlediğim, sesini nefesini.
Bilmesinler,
Bilmemeliler...
Duvarın öte yanından,
Duyulmayan tarafından sesleniyorum;
Kelime bitişikliğine münhasır,
Bir edanın ağır tonajında;
"İnsan var mı"
Adı bozuk kanı bozuk bir gün,
susun ses etmeyin.
Yokluğu şerefine
gözyaşı kadehini kaldırıyorum bugün,
ayıklığımı bilmeyin...
Soba da söndü,
Işıklar da kesik,
Sen de yoksun,
Yatak soğuk.
Bir 25 bin daha,
Dökülüyorum içimden.
Sana ilk sarıldığım günün heyecanı dokunuyor içime
Bir telaş ki sorma gitsin, sor ya da dilimde tarifler bitsin
Sanki beklediğim caddede, deniz kenarında her an
Sen çıkıp geleceksin uğultulu arabalar arasından
Ve kollarım açılacak sen sarmak için sen sararken
Gökyüzünün gecesinde durdum
Ben gök yüzünün o kara yüzünde durdum
Bekledim ki, unutmak için kırıntılarını şehirlerin
Sanıyordum.
Bütün dalgalarından körelmiş bir denizin
Başka bir eşya gibi, sonra
Akşamdandır pencere dibinde
Bir türküdür dinliyorum
Kulaklarımda sessizlik yüklü
Bir rüzgar türküsüdür baykuşlarla karışık
Bir de seni düşlüyorum uzun uzadıya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!