Su idik,
Sudan gayrı ne olabilirdik?
Güneş vurdu,
Bittik, kalmadık, tükendik.
Bir yoldan gelip
Bir fırtınaya bindik,
Ve şimdi öyle ihtiyacım var ki dudaklarımın bir parça tebessüme,
acı yangınları içinde mutluluk ağaçları.
Bir hüzün ki düşer gözlerime,
eritip bitirir, biriktirdiğim bütün sabırları...
Melankolik gecelerden birisi daha işte,
Loş bir odanın suskunluğu bozuyor her şeyi.
Katran koyusu hayaller
Ve sigara hüznünde düşünceler.
Gökyüzünden yere serpilen yağmur damlaları
Gözlerimde sürüklenen sülietler eşliğinde.
Bu aralar zamansız
Bu aralar yargısız
Ve insafsız kimi zaman.
Geceler diyorum sana;
Geçmiyor sancısız...
Gidebilirim artık,
Sensizliğin tenhasına
Ve kanatabilirim dört bir yanı
Yokluğunun vebasında.
İntihardı bu,
Nefes almak, uyanmak ve üşümek,
Zaman harcamak günlerce ve gecede.
Saatler türetmek saatlerden, saatlerin içine düşmek,
Yaşamak değil amaç be canım...
Düşmek, kalkmak, yürümek
Aşk tadında
Bir yaşamak bizimkisi,
Aşk tadında,
Özlem sessizliği.
Tuhaftır her gece,
Ay eteğinde,
En az yeri gecenin gündüzü başlatıyor
Adımlıyorum toprağı
Her yerde aynı renk olan göğün altında.
Şuramda, orta yerinde yüreğimin bir sancı
Zorba, nar çiçeği dalından.
Gözlerimde bir yangın
Kalbim ağrıyor Marco,
Savaş kıyılarına dolanmış kent gibi,
Ölüme yol açıyor saatler.
Sabaha yetişmez belki vücudum,
Mezara yetişir gibi...
Geceden geceye uzayan bir döngüdür
Verimli verimsiz dar bir sokakta
Eşgalsiz ve suskun bakışlı çocuklarda
Şüphe uyandırmayan bir yorgunluktur
Adı alabildiğince doğal ve çatlarcasına normal dışı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!