Tanrıya son yaptığım suikast girişiminden sonra,
Bu hayatta aldım soluğu, ceza olarak.
Umursamaz bir sigara dumanında,
Sen düştün cezalı hayatıma.
Kefaret bedelim, bütününü içimde yıkmam mıydı?
Sana şarkılar söylesem,
Anlamı yok tarifsiz.
Şiirler dizsem ardım sıra
Geçip giden ömrüm boyunca
Anlamı yok tarifsiz...
Bir şehirdir teninin bütünü
Ak göğsünde yıldızlar üşüşür memelerine
Dudaklarında bir gün doğumu
Gözlerinde geceden ay
Ve sesinde toplanır günaydın
En hırçın zamanım bu zamanlar
Ve en küfürbaz.
Sanki,
Ulan sanki sensizlik cehennem!
Saatler zebani sanki
Ve geceler kör çukurlu bir elem.
Oturmuş dünyanın bir köşesinde
Bir bulutun üstünde
Öpülesi rengini soluyorum
Yıldız mavi, ay mavi, bulut mavi
Ölecek kadar düşeceğim sadece
Şiirler saklıyorum cebimde,
Adı saklı tadı yürekte.
Gözlerim ilişir manalara,
Ellerin tenime üşüşünce.
Makamlar karışır,
Nefesin içime düşünce,
Sana mektuplar yazarım adresi önemsiz,
Dünyanın herhangi bir yerinde olman gibi.
Dünyanın herhangi bir yeri senin yanınsa,
Mektubum ulaşır ne olursa olsun sana.
Sana diyorum, "sen" ötesine geçmişliğim yok daha,
Toprak kokulu bakışların düşer
Yıldız kentli bir şehrin ortasına
Ve melun kalabalıklar
Nasıl da üşüşürler gözbebeklerine.
Zamanın bir yeridir solunan,
Çelimsizdir şimdi yağmur,
Gökkuşağı solgun
Ve topraktır çorak olan.
Rüzgar kesilmemiş
Ve kalmamış dal ağaçta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!