Başı öne düşmüş bir memenin
Solgun, kırgın, yorgun, durgun ucundan
Karanlıktan çıkıp aydınlığa yeni varmış bir çift gözün
Kamaşık, ürkek, kaçkın, tedirgin göz-kapaklarına
Sessizliğin içinde
Metrelerce uzağından gün doğumunun,
Ufkun rengine bulanmış kuşlar seyirde.
Anlatsam, deyi-versem, bir çift kanat,
Bilmem dilenmiş mi olacağım.
Gözlerinin daldığı yere uçsam,
Çok yalnızım
Ve kimselerin sesi yok etrafta.
O kadar yalnızım ki;
Cinler top oynuyor sokağımda.
.
.
Bu gece böyle, bundan sonra böyle.
Gerçi şarabımız yok ama ayık da değiliz.
İçimizde hala titreyen bir kar tanesi
Ve biz hala modernleştirdiklerinizden değiliz.
Değiliz gözüm, hala içimiz titremekte aşk çiçeğine
Daha ne kadar zaman geçer
Kaç gece devrilip gider bilmem
Şu kuş gibi çırpınan yüreğimin içinden
Bu zamanlar mı gelip ayrılıkları bulur
Yoksa ayrıklıklar mı bekler bu zamanı bilmem
Tükürsem yüzüne, hani tükürsem
Ellerim bir şiir yazarken bu denli titrerken,
Ancak bu; şükrederler.
Söylesem yalanı, çalsam kapıyı
Ve cebimde gecelik aşklar,
Ne zamandır duruyor bu sessizlik burada
Kaçıncı asırdan kalma, kaçıncı ömürden
Ben bırakalı sevda şiirlerini ayrılıklar dan yana
Kaç bin yıldır kanar yolun bir kenarından
Üstelik toprağı olduğum bu esmerlik uzak
...o yüzdendir; bütün kelimelerin manasız kalması.
Bir sabahın soluksuz özlem ritminde
Seni yaşamaktır adına aşk denilen.
O yüzdendir; bütün cümlelerin yası...
kazanmak diye bir şey yoktur hep hayatta
aslında gördüğümüz onca yenilgiyle bunu iyi biliriz.
gidebiliriz mesela
yarım kalmış bir romanın tam orta yerinden;
bırakmışlığımızla o yarım kalmıştır aslında.
bunu da iyi biliriz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!