bazı susup da baktığımda
kelimelerin yetmediğini düşündüğümden
ve sayfalar boyu konuşsam da
güzelliğine benzeyecek cümleler
bulamayacağımdan sadece bakıyorum sana
Biz bu yangının neresindeyiz
Hangi arsız kıvılcımında
Üstelik düş değil bu gerçek
Nasıl da kanırtarak kan akıtıyor içe
Yalanlar bu, bir ipe, dizili yalanlar
Biliyorum,
Ne sana anlatabileceğim bunu
Ne de insanlara,
O yüzden susuyorum.
Kafeslere sıkıştırıyorum yüreğimi,
İnce dikenli telden kafeslere.
Sustukça kaybedersin,
Konuşana aşk olur.
Sus(a)bilene aşk olmaz.
Ne zaman ki gök "susmaktan" geçer
Ve yağar yağmur toprağa,
Şu benim yalnızlığım
Ne ölmeyle eş değer
Ne yaşamayla
Bir kelime bulabilsem anlatmak için
Ne saatimin sesi var
Tanrı renkli tenini seviyorum
Ve özellikle o üzerine dökülmüş
Nokta nokta kahvelerle nizamsız.
Ellerin dolanınca boynuma,
Şuurumun yerle bir olduğunu görüyorum;
hadi bakalım dört bir yanın dünyasına
ve tanrılarına
o büyüklere ve ilahi adaletlilere
ne dört yanın dünyasında yaşamak var
ne de bir huzur ve rahmet
Ben bir anarşistim tanrının gözlerinde,
Ellerimde yarına dair ilahi şiirler.
Türküler bırakırım benden sonraya,
Dudaklarım sensizlikten titrer...
Parmaklarım ısırır izmaritleri,
Dumandan kapanan ah o gözler,
Tanrıya son yaptığım suikast girişiminden sonra,
Bu hayatta aldım soluğu, ceza olarak.
Umursamaz bir sigara dumanında,
Sen düştün cezalı hayatıma.
Kefaret bedelim, bütününü içimde yıkmam mıydı?
Sana şarkılar söylesem,
Anlamı yok tarifsiz.
Şiirler dizsem ardım sıra
Geçip giden ömrüm boyunca
Anlamı yok tarifsiz...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!