sana aşıklığın coğrafyasında
yollar uzanıp durur her yerden
sana ve gözlerine en çok.
sana aşıklığın ikliminde
yağmurlar sen kokar toprakta
Uçurtmalar bırakıyorum gökyüzüne,
Çocukluğumdan kalan sana dair.
Kuşları izliyorum sonra kanat sesleri ve,
Bir bahar kokusu geliyor burnuma sana dair.
Taçlar yapıyorum papatyalarından,
Ben yelken açmışım hasretinin rüzgarına
Ne deniz var bu kum kayalıkta ne de sen
Zifir bir aydınlıktır bu dolanan etrafımda
Ne bir yıldız var yol gösteren ne de sen
Ah vah etsem de yokluğunda can pazarıma
Sanırsın ki ölüm yağar gökyüzünden,
Her yağmur damlasının isyanı korkutur güneşi...
ellerinle bağdaş kurmuş oturuyoruz
gözlerin giriyor araya sanki yetim
sanki kimsesiz kalmışcasına mahsun
gözlerinle de oturup öpüşüyoruz
saçların sarkıyor araya, sanki
Sana doğru gidiyor bütün yollar,
Adımın düştüğü yön hep sen.
Gece karanlığı veya gündüz fark etmez,
Güneşin doğup battığı ve ayın sen.
Sana doğru gidiyor hep zaman, her şey gibi;
Sen benden bir şiir istersin,
Bütün kelimelerim secdeye kapanır.
Cümlelerim bir ter içinde
Ve yüreklerinde bir heyecan, telaş...
Sen benden bir şiir istersin,
Afrika açlığını unutur...
Sen bir susun dünya üzerine serpiştirilmiş halinle
Ve göz ucundan ziyade görülecek haliyle
Nakış nakış işlenişin sol yanıma
Kavgalı ama gürültüsüz bir sesle her yerde yankılanan
Elim çeksem kanatlarım yok düşeceğim bir uçuruma
Elin çeksen yorgun bir yığınak yaşama dair aheste
Özgürlüğüm kanat çırpışlarımda benim,
Kaygısız, gamsız,
Kanatlarım sende sevgilim.
Kırlangıçlarım vardır
Dört mevsimde uçuşan.
Hadi gör uyanıp da uykundan,
Kadınlığını, erkekliğini.
Bana mı soracaksın, bana sorma,
Uykunun derinliği yırt at
Sen gör, duy, hisset sendekini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!