Seni,
Sevmekle tehdit edebilirim.
Daha fazla sevmekle,
Yaşamak daha fazlasıyla.
Ağzının,
Yüzünün tam ortasına
Hadi bir takat düşürelim yüreğe,
Utanmasın yer gök aşk koksun.
Hicran yitmişliğin resmidir,
Yitmeden gidelim bizden,
Gidelim ki aşk olsun...
Mabed dediğin gözlerindir,
Öyle insanlar vardır ki;
Şeytan'ın ekmeği ile oynarlar...
Şiir;
Süs içinde boğulan kelimeler yığını değildir.
Şiir;
Kafiyelerin cirit attığı bir halay da değildir.
Şiir;
Amaç için kullanılan araç değildir.
En kutsal kitabın üzerine yemin edercesine,
Kızıl bir gün batımından güne dönercesine
Ve doğduğunda öleceğini bilircesine,
Seni seviyorlarım.
Bütün kışların baharı özlediği gibi,
Bir de var olan ateşin
Ağır ağır pişirmesi etimi
Önümde uzanan sokağın içinde
Bir ışık kıpraşmakta
Güneşe olan özlemin rengi sokak lambaları
Gibi bir ışık
Bir şair eline kalem de alır taş da,
Biri yüreğe atılır, diğeri kafaya.
İki memenin birleştiği yerden izlemek dünyayı
Ve kokunla birleşmek
Usulca ama sesli ama sessiz
Fıtratında yoktur aşkın sevişmemek
Kahve renklerinden demlenmek
Korkusuz ve bir o kadar utanmasız
Ben elinde sayfalar
Ve kalemle sürekli gezen bir şairim,
Nerede şiir,
Orada otur...
Enlem ve boylamlarından bahsederken,
Bir coğrafya uzmanı gibi görünüyorum...
...ama biliyorum ki tenin ne zaman kurak
Ve ne zaman berekete elverişli.
Omuzlarından başlarken hayata,
Boynunda yaz güneşi yangınları görüyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!