Teninin her bir santimetre karesine düşen özlem miktarını
Akla aykırı bir şekilde bulunamayacağını bile bile bulmaya çalışmak
Matematiksel denklemlerin koca bir hiç olduğunun,
Anlatacak kelimelerin ne denli çaresiz olduğunun göstergesi olur.
Merhaba üç noktam,
Merhaba bitimsiz cümlelerim,
Merhaba yalnızlık sebebim,
Merhaba gönül hırkam.
Sen düşer de cümleye sonu gelmez,
Neyse, mevzu-bahis o değil zaten;
Susulup, elbise biçilen daracık şekilde,
Beden değil her şeyden önce
Ve her şeyden sonra gelinmiş uzaklardır.
Uzaklardır ki, dönülmesi mümkünsüz,
Bir cam kaç defa kırılabilir aynı yerinden
Boydan boya enden ene çatlayıp çatlayıp
Tuzla-buz olana değin
*
Namus; insan kontrolsüzlüğünün ispatıdır.
Namus; insan düşüncesizliğinin ispatıdır.
Namus; insan aç gözlülüğünün ispatıdır.
Namus; bacak arası beyinlilerin varlığına ispattır.
Namus; kıçı kırık bir dünyanın belden aşağısıdır...
Nane kokuyor her taraf,
Nane kokusu buram buram.
Çayda şekerle
Ve yatakta örtüyle,
Nane kokuyor her taraf
Kokuyu almıyor musun?
Umut tüccarlarına sattığımızdan beri hayallerimizi,
Düzelmedi gitti dünya.
Çoğu zaman satmadık aslında,
Umud ederek verdik nasıl olduysa.
Nasıl olduysa,
Bir şiir
Bir şiir daha
Ve bir şiir daha...
Neden bu kadar
Çok şiir?
Göçüyor kuşlar sabrımın tam da soluğundan,
Burnumun direğinden dökülüyor şimdi sonbahar.
Toprak renginde yağarken yağmurlar,
Adı hiç soy ismi yok olan bir çocuk ağlıyor.
Ağlıyor gök yüzünden toprağa doğru,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!