Bütünü bütününe özlediğimiz her şey
Bütünü bütününe beklediğimiz her şey
...ve ırgalamayıp bütünlükleri
Dilediğimiz onca şey...
*
Şafağı sökmemiş bir zamandayız, ölümlü bir gün bekler bizi...
...ve kızıllığın içinde boğulan güneşin ardından, koca bir ölüm sessizliği.
Kıçı kırık dünyevi günahlardan sonra,
Ebedi ve gülümseyen bir karanlık sindirir bizi...
Sokaklarda yankılanan her ses bir çığlık aslında
Adalet dedikleri o terazi kırılmış en başında
Hırsızlar kol gezerken dürüstler hapis köşesinde
Yalanlar süslenmiş birer masal gibi her bir köşe başında
Politikacıların vaatleri cebinde koca bir boşluk
Bütün günlerin bittiği zamanlara yakın
Bütün seslerin sustuğu
Bir senin sesinin konuştuğu yürekle
Dal esmez rüzgar kırık
Cam önünde yağmur ve ayaz
Siz'siz kalabilsem keşke uzak diyarlara gitmeden
Ve gitmeden kendimden kendimde kalabilsem.
Siz sizle mutluyken ben ise sizsiz
Ah! Uçurtmalarımı vurup yakıyorsunuz siz.
İyiyim ben de işte
Seni özlemeni saymazsak
Sayamayacağım yok ya
Laf işte çıkar da çıkar ağızdan.
Üstelik gece yarısı
Gecenin bir yarısı
Üst üste yığılmış bir zaman
Ve bir figan ki yansıtılmış
Zamandan arta kalan.
Duyulmaz gözlerdeki yoksulluk
İnciten saatlerin dü şeşinde
Sis çökmüş her bir rüyanın sokağına
Ben üşüyorum
Sokuluyorum yalnızlığıma
Bütün sahiller kararmış ölülerle
Hırıltılı, soluk soluğa bir nefes, içimde
-I-
Biz zaten seninle öyle kısa sevişemeyiz,
Aklımız kalır,
Kokumuz kalır,
Saçlarımız kalır.
Söylesenize, ne kaldı bizden geriye
Bize geriden ne kaldı
Kızgın bu sonbahar
Keskin yapraklarıyla yağmursuz ayazla
Kesiyor bir yanlarımızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!