...ve sen gidince gidiyor herkes,
Tenhalaşıyor sokaklarım.
Bomboş caddeler,
Adını sayamayacağım kadar çok...
...ıssızlıklarım.
İki yakası iki yanda,
Bağrı açık, güzel ve özgür
Bir kadındır Istanbul'um.
Şimdilerde bir düğüm
Atılmaya çalışılmakta,
Zaten boğazında nefessiz
Nereye baksam sen çıkıyorsun;
Televizyon üstündeki ağaçlara
Masadaki çiçeklere ve içindeki suya,
Bardağa ve bardaktaki çaya
Öyle ki sigaraya ve dumana,
Dumanın uçup gittiği tavana,
Kadınlar vardır,
Alnı açık dik yürüyen
Ve adımlarında güneşler beliren.
Kadınlar vardır,
Türkü söyleten,
Acı içiren
Sakallarımın arası kızıla boyandığında çıkıp gel
Hep olduğu gibi aynı vakitte
En sevdiğim kırmızı elbisenle
Sen ortasında bembeyaz soyun gel
Tam batmaya yakın bir güneşte
Ve adımlarında akşamlarla
Boş sigara paketin kalıyor her gece masada,
Biliyorum yarın yine orada olacak
Yine de tutup atamıyorum ama.
Sol yanımda sesin kalıyor
Ve dizimde elinin sıcaklığı,
...ve ben mutsuz bir çocuk görüyorum hep ellerinden tutulmayan,
Bir yerine esir kalmış zamanın, gülümserken somurtan.
Ayakları takılıp düşmüş yüzünü gördükçe çamurlar içinde,
Kanayan yaralarına içimden yangınlar dökülüyor sessiz soluksuz.
Sessiz soluksuz başlatıp her elden tutuşu çaresizliğimi yatırarak dizlerine,
Kalktım bir sabahtı yine bir sabah
Masumlar ölü katiller ayıktı
Ben giymiş rengimi soluğunu yutkundum
Düşten kalmış kabustan uyanmıştım
Boynunu bükmüş bir ağaca ağlamıştım
Ben anlatmadım
Onlar dinledi sadece
Her anlattığımda da dinlemediler
Ne kadar anlattığımı bilmediler
Düşlerim vardı, kapı arkası
Kancada bir balık kıpraşır durur
Kaçtı kaçacak
Sanır mısın ki olmadığın gün senindir
Varsan sana aittir akrep yelkovan neyi gösterirse
Aynadaki suretime bakıp ben buyum diyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!