Atmış olduğumuz her adımdan, yapmış olduğumuz her şeyden sorumluyuz.
Bunun böyle olduğunu bilmeyen birilerini bulmak pek mümkün değil, lâkin kabullenebilecek insan ara ki bulasın.
Bir şeyi daha iyi biliriz; ne kadar kabullenmesek de her yaptığımızla ardımızda izler bırakırız.
Asla kimseye, özellikle de sevdiklerine hiçbir şeyi dayatma.
Sen şekersiz çay seviyorsun diye muhatabın da sevmek zorunda değil. Bırak herkes kendi tercihini kendi bildiği, sevdiği, istediği şekilde yapsın.
Önerilerde bulunmak hakkına sahipsin ama o kadar. Ondan ötesi senin değil, karşındakinin kararı olmalıdır ve bu karara saygı duymalısın.
Hayat düz bir şerit halinde ilerliyormuş gibi görünüyorsa da aslında kısır bir döngüden ibaret.
Evet, ömrün boyunca hep ileriye doğru yürüyorsun, hiç durmadan. Önüne hedefler koyuyorsun. Bu hedeflere ulaşabilmek için menziller geçiyorsun, merhaleler aşıyorsun ama sonunda bakıyorsun ki aynı yerde, başladığın noktada, başladığı gibi bitmiş bu yürüyüş.
Biz bu kadim gerçeği hayatın devir daiminden biliyoruz zaten. Lâkin kendimizi öyle bir kaptırıyoruz ki zamanın akışına o son noktaya geldiğimizde anlıyor, kavrıyor, kühnüne vakıf olabiliyoruz ancak.
bir çığlık vızıldadı boşlukta aniden
saplandı yüreğine adamın
korktu
amansız bir soğuk vardı dışarıda
rüzgâr çakıyor
güneş yakıyordu çıplak dallardaki karları
Bu günkü okul saldırısı gösterdi ki eğitim sistemi temelden değişmeli.
Daha önce de pek çok kere yazmıştım.
Zorla eğitim olmuyor. Çocuklar daha ilk okulda kendisini belli ediyor.
Efendimiz Aleyhisselâtu Vesselâm buyuruyor ki "Müminin her hâli kendisi için iyidir."
Demek ki neymiş, şikâyet etmek mümine yakışmazmış.
Şükretmek elzemmiş.
Küçümsemek elde edilmiş bir başarıdan gocunmak anlamı taşır.
Gocunmayı biraz eşelediğinizde altından o başarıyı ortaya çıkartmış olana karşıtlık çıktığı görülür ki ondan daha azı hasettir.
Son tahlilde her ikisi de aynı kapıya çıkar. Düşmanlık!
Dünya insana küçük değildir, yeter ki yetinmeyi, kanaat etmeyi bilsin.
“Dünya insana küçük geliyor,” anlayışıyla hareket eden biri elbette ondan daha fazla pay kapmak uğruna eline geçirmiş olduğu fırsatları haksızlık yapmak için kullanır.
Öte yandan “Bu dünya herkese yeter,” diyerek hayatını buna gören tanzim eden biriyse elindeki imkânları paylaşarak dünyayı daha bir yaşanacak hale çevirmek için çaba harcar.
İnsanız, elbette bu dünyanın nimetlerinden faydalanacağız.
Ama nimetin bir de karşıtı var mihnet. Ona da katlanmasını bilmek gerekir.
Çünkü katlanıp sabır gösterildikçe hayat nimetini doğru bir şekilde değerlendirebilir insan.
Laisizmi bir din gibi algılayanlarla bu konu tartışılmaz.
"Koyver sarhoşu yıkılana kadar gitsin," deyip onları kendi hallerine bırakmalıdır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!