Aradığımız şey yaşanmış olanda değil yaşanacak olan zamandadır.
Dün başka türlü mutluydu insan, bugünkü mutluluğu ise başka sebeplere dayanıyor olabilir.
Çünkü mutlu olmak kişinin kendi ellerindedir.
"Dünyevi hiçbir şey için mücadele etmeyeceğim." diyebilmek insanoğlu için ne kadar da zor.
Fasit bir dairenin içinde bocalayıp duruyoruz.
Üstelik bu daireye kendimizi bizzat yine biz kendimiz hapsetmişiz.
İnsanoğlu kendisine bağışlanmış olan sonsuz nimetlere karşılık olarak Yaratıcısına şükretmeyi, şükredebilmeyi kendisine verilmiş büyük bir ödül olarak görmelidir
Ve ona gerekli olan değeri vermeyi bilmelidir ki ancak o zaman yaratılış amacına uygun hizmet etmiş olsun.
Rıza-i İlahi'ye uygun hareket etmenin yolu şükür nimetini gereği gibi kullanmaktan ve kişinin hayatının her anında şükretmeyi kendisinde alışkanlık haline getirmeyi bilmekten geçer.
İtalyan yazar Umberto Eco
"Kütüphanende okunmamış kitabın yoksa o kütüphane kitap deposudur." Demiş.
“Yiğidin hakkını yiğide teslim etmek,” diye bir deyim vardır. Yine “makul olmak, adil olmak, hoşgörülü olmak,” gibi ve daha bunlara benzer pek çok deyim...
Tüm bunlar ve benzeri deyimler insanın vicdan sahibi olması gerektiğini ifade ederler.
Zaten söz de vicdan sahibi olana söylenir.
İnsanoğlu kendisinden aşağı bir varlığa bağımlı hale geldiğinde Cenab-ı Rabbül Âlemin'in kendisine verdiği özgürlüğü kaybetmiş olur.
Özgürlüğünü kaybetmesi demek bu dünyasını da öte dünyasını da kaybetmesi demektir.
O halde bahşedilen özgürlüğe sıkı sıkıya sahip çıkılmalıdır. Bunun yolu ise gerçek manada özgür olabilmekten geçer.
Hayat yolunda asla tek başına başaramazsın.
İmkânların ne kadar sınırsız olursa olsun, ne kadar donanımlı, ne kadar güçlü olursan ol, yolun bir yerinde olabilir ki bunlardan hiçbiri işine yaramaz.
O zaman yapacağın şey, yardım almayı kendine kabul ettirmektir.
Günümüzde “kendin olmak” moda olmuş durumda.
İyi de kendim olmak için ne yapmalıyım? Sorusunun cevabı ne?
İnsan kendisi nasıl olur? Zaten yaratılışta kendisi olarak yaratılmamış mıdır?
“Kendin ol,” derken insana fıtratının gereğini yapması mı söylenmek isteniyor acaba?
Efendimiz aleyhisselâtu vesselâmın hayatı bir Müslüman’ın dünyasının nasıl olması gerektiğinin ipuçlarını gayet net ve açık bir şekilde veriyor bize.
Müslümana düşen bu ipuçlarını bulmak ve hazineye ulaşmaktır.
Aslında çok da aramamıza gerek yok.
İnsan hayatı silkeleyemez.
Böyle bir uğraşının içine girmek boşunadır.
Çünkü hayat doğduğu andan itibaren insanoğlunu zaten silkelemeye başlamıştır bile.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!