Sebeplere bağlı olarak yaşamayı seçmek kişiyi bir süre sonra başkalarına muhtaç hale getirir.
Böyle bir tercih yapmaktansa bir şeylere sebep olmayı denemelidir insan.
Fakat bunun için öncelikle gerekli olan bilgiye sahip olmak, sonra üretmek için emek sarf etmek ve tüm bunları yapabilmek için de yeterli cesareti göstermek gerek.
Milli sermayenin ülkede iktidarı ele geçirmesi ve bunu evrenselleştirebilmesinin yolu kendisini geliştirmekten geçiyor.
Bu gelişimi sağlayabilmek için de ithal teknolojileri bir tarafa bırakmak ve yeni keşifler ortaya koyabilecek atılımların peşinde olmak lazım.
Buzdolabı, televizyon ihraç ediyoruz diye övünmek avuntudan başka bir şey değildir.
Hayat insanı zaman zaman bazı seçimler yapmaya zorlar.
İşte tam da bu anlarda kişinin yapacağı tercihler onun hayat karşısındaki duruşunu belirler.
İnsanın vermiş olduğu her karar bir sonrakine zemin hazırlar. Çok doğaldır ki bu durum ister istemez belirleyici yönüyle kişinin hayatına müdahale eder.
Düşünmek insana özgü bir şeydir.
Zaten düşünebildiği içindir ki insan diğer yaratılmışlardan ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
İçgüdüsel bir takım hareketleri kişiliğinin parçası haline getirip bunlarla hayatına yön vermeye kalkıştığı zaman kişi hayvanlaşma eğilimi göstermeye başlamış demektir.
İstediği her şeye zahmetsizce ulaşmayı öğrenmiş bir çocuk için ileride yaşayacağı hayatın bıkkınlık verici bir hale dönüşme ihtimali çok yüksektir.
Olabilir ki büyük imkânlar elde etmiştir.
Bu sefer de tatminsizlik duygusunun cenderesinde çırpınmaya başalar.
Olaylar karşısında durup oturup, onları kendi hallerine bırakmaktansa müdahale edip tavır almak ve taraf olmak en iyisidir.
Tarafı olduğu konuda sonuç istediği gibi gelişmemiş bile olsa “Elimden geleni yaptım.” der sineye çeker ve yeni yollar deneme imkânlarını araştırır insan.
Çözüme yönelik çabalar kişiyi iyi, kötü, mutlaka bir yerlere ulaştırır.
İyi bir plan yapmak hedefe varmada ne kadar önemliyse onu uygulamak da o oranda önemlidir.
Çünkü bir projenin gerçekleştirilmesi sırasında ne kadar dikkatli davranılırsa davranılsın bir takım hataların ortaya çıkmasına bazen engel olunamaz.
Ortaya çıkabilecek olumsuzlukları daha baştan düşünüp önlemlerini alanlar bu olumsuzluklara karşı hazırlıklıdırlar.
Kalp insanı aldatır. İnsana yol gösteren akıldır. Bir de elbette ona eşlik eden muhakeme yapabilme becerisi ve gücü.
Aklı olmayanın dininin de olmadığı gerçeğini unutmamak gerekir.
Kalbimizi dinleyelim ama onun dediklerini akıl ve muhakeme terazisinde tartmadan her hangi bir karar da vermeyelim.
Bugün için değerliymiş gibi görünen bir şey, zaman içinde ve bulunduğu mekâna göre değerinin ya tümünü ya da bir kısmını kaybedebilir.
Bu sebepten devamlılık arz eden süreçlerde eğer eldekinin değerinden yitirmesi istenmiyorsa onu zamanın ve mekânın şartlarına göre yenilemek ve düzenlemek gerekir.
Aksi durumda ortaya koyulan emek boşa harcanmış olarak elde kalır.
Kendi fikirlerinin doğruluğunu kanıtlamak amacıyla karşıt fikirleri küçümseyip değersizleştirmeye kalkışmak, insanların genellikle sizin fikirlerinize şüpheyle bakmalarına sebep olur.
Eğer insan fikirlerine taraftar kazandırmak istiyorsa bunun en emniyetli ve etkin yolu, o fikirleri önce kendisinin içselleştirip kendi hayatına uygulamasından ve sonra da en iyi bir biçimde anlatıp muhatabına benimsetmesinden geçer.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!